Focus on türkçesi Focus on nedir

  • [#odak Odaklanmak].
  • Bütün dikkatini vermek.
  • Tüm dikkatini vermek.
  • Bir noktada toplamak.
  • Zihnini toplamak.

Focus on ile ilgili cümleler

English: I believe that people tend to focus on the wrong things.
Turkish: İnsanların yanlış şeylere odaklanma eğiliminde olduğunu düşünüyorum.

English: He has given up running in order to focus on the long jump.
Turkish: Uzun atlamaya odaklanmak için koşmaktan vazgeçti.

English: I can't focus on two things at the same time.
Turkish: Aynı anda iki şeye odaklanamam.

English: Don't look back. Focus on the future.
Turkish: Arkana bakma. Geleceğe odaklan.

English: I need to focus on work.
Turkish: Benim işe odaklanmam lazım.

Focus on ingilizcede ne demek, Focus on nerede nasıl kullanılır?

Focus : Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Odağa getirmek. Odaklamak. İlgi merkezi. Odak ayarı yapmak. Tek tabaka hücre kültürlerinde veya embriyolu yumurtanın koryoallantoik zarında bir virüs tarafından oluşturulan hücre yığını veya salkımı, fokus. Merkez çekit. Depremin yer içinde başladığı nokta. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. İlgi odağı.

 

On : De. Giyilmiş. Makbul. Üstünde. Olmakta olan. Esnasında. E doğru. İle. Yanmak. Çakırkeyif.

Focus attention : Dikkatini odaklamak. Dikkatini toplamak. Dikkatini -'e yöneltmek. Konsantre olmak. Dikkatini bir yöne vermek.

Focus attention on : Dikkatini ve konsantrasyonunu - üzerine yöneltmek. Dikkat etmek. Gözetlemek. Dikaktle bakmak. Aldırmak.

Focus control : Odaklama kontrolü. Odak ayarı. Netlik ayarı.

Focus group : Odak grubu. Odak grup. Bir üretici veya satıcıya bir ürünü kontrol etmesi için yardım etmek üzere bir araya gelen grup. Hedef grup.

İngilizce Focus on Türkçe anlamı, Focus on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Focus on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Focusses : Odağı ayarlamak. Odaklamak.

Focalizes : Küçük bir alana sınırlamak. Odağı ayarlamak (fotoğrafçılık terim). Odaklamak.

Focalised : Bir yere toplamak. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize). Odaklanmış olmasına sebep olmak. Odaklamak. Odak noktasına getirmek. Konsantre olmak. Küçük bir alana sınırlamak.

Knuckle down : Sıkı çalışmak. Teslim olmak. Bir baltaya sap olmak. Pes etmek. Girişmek. Başlamak. İşe koyulmak. Boyun eğmek.

Focuses : Odak ayarı yapmak. Fokus yapmak. Odaklamak. Odağı ayarlamak. Odak noktası. Odağa getirmek. Mihrak. Odak.

Center upon : Dikkati bir şey üzerine çekmek. Yoğunlaşmak.

Focus : Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. İlgi merkezi. Odaklamak. Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçek odak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanal odak). Odak noktası. Deprem ocağı. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Mihrak. Odak.

 

Focalized : Konsantre olmuş. Odaklanmıi. Odaklamak. Küçük bir alana sınırlamak.

Focalize : Odağı ayarlamak (fotoğrafçılık terim). Küçük bir alana sınırlamak. Ayarlamak. Bir merkezde toplamak. Odaklamak.

Converge on : Bir noktada birleşmek. Birleşmek. Farklı yönlerden gelip bir noktada buluşmak. Eklemek. Bir noktada bir araya gelmek.

Focus on synonyms : focalises, focalizing, focalise.