Focalised türkçesi Focalised nedir
- [#odak Odaklanmak].
- Küçük bir alana sınırlamak.
- Odaklamak.
- Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize).
- Bir yere toplamak.
- Konsantre olmak.
- Odaklanmış olmasına sebep olmak.
- Odak noktasına getirmek.
Focalised ingilizcede ne demek, Focalised nerede nasıl kullanılır?
Focalise : Odaklanmış olmasına sebep olmak. Odak noktasına getirmek. Odaklanmak. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize). Bir yere toplamak. Küçük bir alana sınırlamak. Odaklamak. Konsantre olmak.
Focalises : Odak noktasına getirmek. Küçük bir alana sınırlamak. Bir yere toplamak. Odaklanmış olmasına sebep olmak. Konsantre olmak. Odaklanmak. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize). Odaklamak.
Focalisation : Fokalizasyon. Odaklaştırma. Odaklanma. Odağa getirme eylemi. Odaklama. Bir enfeksiyonun sınırlı bir alana hapsedilmesi (ayrıca focalization).
Focalization : Odağa getirme eylemi. Odaklaştırma. Fokalizasyon. Odaklama. Bir enfeksiyonun sınırlı bir alana hapsedilmesi (ayrıca focalisation). Odaklanma.
Focalize : Odaklamak. Odaklanmak. Küçük bir alana sınırlamak. Ayarlamak. Odağı ayarlamak (fotoğrafçılık terim). Bir merkezde toplamak.
Focal distance : Odak uzaklığı. Bir merceğin merkezinden odak noktasına olan uzaklık. Odağın ilgili ana plana göre mesafesi. Odak noktası uzaklığı. Odak uzunluğu. Odaksal mesafe. Merceğin merkezinden odak noktasına değin olan uzaklık.
Focalizing : Odaklanmak. Odaklamak. Odağı ayarlamak (fotoğrafçılık terim). Küçük bir alana sınırlamak.
Focal dermal necrosis : Deri dokusunun sağlıklı parçalarla çevrili ölen bölgesi. Odaksal dermal nekroz.
Focal length : Odak uzaklığı. Bir merceğin ya da bir küresel aynanın asal odağı ile orta noktası arasındaki uzaklık. Bir merceğin merkezinden odak noktasına olan uzaklık. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Merceğin merkezinden odak noktasına değin olan uzaklık. Odaklama uzunluğu. Odaksal boy. Merceğin optik özeği ile odak noktası arasındaki uzunluk. (bir alıcı merceğinin odak uzunluğu, bu mercek sonsuza odaklandığında, merceğin optik özeği ile boş filmin düzlemi arasındaki uzunluktur. bu uzunluk milimetre (mm) ile belirtilir ve merceklerin üzerine yazılır. mercekler genellikle kısa odaklı, uzun odaklı, olağan odaklı olarak üçe ayrılır). Odak uzunluğu. Odak mesafesi.
Focal adjustment : Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Odaklama.
İngilizce Focalised Türkçe anlamı, Focalised eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Focalised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knuckle down : İşe koyulmak. Teslim olmak. Boyun eğmek. Başlamak. Sıkı çalışmak. Bir baltaya sap olmak. Girişmek. Pes etmek.
Line up : Dizmek. Sıralanmak. Kurmak. Dizilmek. Sıraya dizmek. Hizaya gelmek. Sıraya girmek. Sıralamak. Sıraya sokmak. Düzenlemek.
Centres : Ortaya gelmek. Ortaya yerleştirmek. Yoğunlaşmak. Çevresini dönüp dolaşmak. Ortalamak. Merkezde toplanmak. Merkezde toplamak.
Local : Sakin. Lokal tren. Banliyö treni. Lokal. Yerli. Bölgesel. Gözlem yerine ya da gözlemcinin bulunduğu yere ilişkin. Yerel. Bir yere, bir bölgeye ilişkin olan. Odaksal.
Consenter : Belirli bir merkeze getirmek. Muvafakat eden kimse. Razı olan kimse. Muvafakat eden. Aynı fikirde olan kimse.
Concentrate on : Ağırlık vermek. Bir konu üzerinde yoğunlaşmak. Yoğunlaşmak. Bir konu üzerinde odaklanmak.
Focalized : Odaklanmıi. Konsantre olmuş.
Concentre : Ortak merkeze yakınsayan.
Concenter : -e doğru yöneltmek. Ortak merkeze yönlendirmek ya da bir araya gelmek (matematik). Merkezileştirmek.
Focalised synonyms : aline, focalises, focalise, focalizing, centre, center upon, focuses, pore over, centred, focus on, focalize, consenters, focus attention, poring, focalizes, localised, align, centralising, centralise, focusses, adjust, concentrate, pore, focus, pored, refocus, centralises.
Focalised zıt anlamlı kelimeler, Focalised kelime anlamı
Skew : Eğiklik. Çarpık. Yan. Çarpıtmak. Eğri yapmak. Çarpıtmak (bir şeyin anlamını). Yamukluk. Eğri çarpık. Çarpıklık. Eğri.
General : Orgeneral. Halk. Genel ilkeler. Tarikat lideri. Şef. Genel. Ordu komutanı. Paşa. Komutan.

Bu kısımda Focalised kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Focalised ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Focalised anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Focalised ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.