Concenter türkçesi Concenter nedir

  • Merkezileştirmek.
  • Ortak merkeze yönlendirmek ya da bir araya gelmek (matematik).
  • -e doğru yöneltmek.

Concenter ingilizcede ne demek, Concenter nerede nasıl kullanılır?

Concentrate : Konsantre olmak. Gücü bir noktada toplamak. Yoğunlaşmak. Deriştirmek. Dikkati bir noktada toplamak. Yoğunlaştırmak. Özüt. Bir noktaya toplamak. Derişmek.

Concentrate by boiling : Kaynatarak koyulaştırma. Kaynatarak koyulaştırmak.

Concentrate fish solution : Konsantre balık eriyiği. Kurutulmuş balık eriyiği.

Concentrate on : Yoğunlaşmak. Bir konu üzerinde yoğunlaşmak. Konsantre olmak. Bir konu üzerinde odaklanmak. Ağırlık vermek.

Concentrated : Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Yoğunlaşan. Çok güçlü. Dikkatini vermiş. Konsantre. Yoğuşuk. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğun. Derişik.

Concentrated acid : Konsantre asit. Derişik asit. Konsantre asit.

Concentrated fire : Yoğun ateş. Teksif edilmiş atış. Toplu ateş.

Concentrated marketing : Odaklanmış pazarlama. Firmanın tüm kaynak ve çabalarını belirli bir piyasaya yönelik olarak örgütlediği pazarlama stratejisi.

Concentrated fish solution : Konsantre balık eriyiği. Balıkların buharla yağın alınması işleminden geçirilmesiyle geriye kalan sıvı kısımın suyu uçurulmasıyla elde edilen, yarı katı formda, ürünün tamamen kurutulmasıyla % 60 ham protein içeren kurutulmuş balık eriyiği elde edilen, protein ve b grubu vitaminler bakımından zengin ürün, kurutulmuş balık eriyiği.

 

Concentrated settlement : Toplu yerleşim. Dağınık yerleşmenin karşıtı olan ve bir yerleşmede yapıların birbirlerine yakın ya da bitişik olmalarını gerektiren bir nüfus yerleşmesi türü.

İngilizce Concenter Türkçe anlamı, Concenter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concenter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Focalise : Küçük bir alana sınırlamak. Odak noktasına getirmek. Odaklamak. Bir yere toplamak. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize). Konsantre olmak. Odaklanmış olmasına sebep olmak. Odaklanmak.

Line up : Hizaya gelmek. Sıraya dizmek. Dizmek. Sıraya girmek. Düzenlemek. Ayarlamak. Sıralamak. Bağdarlamalamak. Dizilmek. Sıralanmak.

Focalize : Ayarlamak. Odaklamak. Küçük bir alana sınırlamak. Bir merkezde toplamak. Odağı ayarlamak (fotoğrafçılık terim). Odaklanmak.

Align : Hizalamak. Hizaya getirmek. Düzene sokmak. Hiza. Sıraya dizmek.

Concentre : Odaklamak. Ortak merkeze yakınsayan.

Centralise : Tek bir otoritenin altına girmek (devlet, vb.). Merkez noktasına doğru çekmek. Merkezleştirmek. Yoğunlaşmak. Merkezde toplamak. Konsantre olmak. Merkeze bağlamak. Merkezileşmek. Bir yerde toplamak. Merkezileştirilmek.

Centralize : Merkezleşmek. Bir yerde toplamak. Merkezileştirilmek. Merkezileşmek. Merkezde toplamak. Merkeze bağlamak. Merkeze bağlanmak. Merkezleştirmek.

 

Centralizes : Bir yerde toplamak. Merkezleştirmek. Merkezileştirilmek. Merkezileşmek. Merkeze bağlamak. Merkezleşmek. Merkeze bağlanmak. Merkezde toplamak.

Focus : Odağa getirmek. Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçek odak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanal odak). İlgi odağı. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Bir çekide toplamak. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Odak noktası. Mihrak. İlgi merkezi.

Concenter synonyms : aline, make central, centralises, refocus, adjust.

Concenter zıt anlamlı kelimeler, Concenter kelime anlamı

Skew : Eğriltmek. Yamukluk. Çarpıtmak (bir şeyin anlamını). Eğiklik. Çarpıtmak. Çarpık. Çarpıklık. Eğri yapmak. Eğri çarpık. Eğri yoldan gitmek.

Concenter ingilizce tanımı, definition of Concenter

Concenter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To come to one point. To have a common center. To meet in, or converge toward, a common center. To concentrate. To draw or direct to a common center. To bring together at a focus or point, as two or more lines.