Focalizing türkçesi Focalizing nedir

  • [#odak Odaklamak].
  • Odağı ayarlamak (fotoğrafçılık terim).
  • Küçük bir alana sınırlamak.
  • Odaklanmak.

Focalizing ingilizcede ne demek, Focalizing nerede nasıl kullanılır?

Focalization : Odaklanma. Odaklaştırma. Fokalizasyon. Odağa getirme eylemi. Odaklama. Bir enfeksiyonun sınırlı bir alana hapsedilmesi (ayrıca focalisation).

Focalize : Odaklamak. Küçük bir alana sınırlamak. Odaklanmak. Bir merkezde toplamak. Ayarlamak. Odağı ayarlamak (fotoğrafçılık terim).

Focalized : Konsantre olmuş. Küçük bir alana sınırlamak. Odaklamak. Odaklanmıi. Odaklanmak.

Focalized orbital : Özdeciğin belirli bir yöresini, örneğin bir kimyasal bağı, bir yalın çifti kapsayan yörüngeç. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yersenik yörüngeç.

Focalizes : Odaklamak. Küçük bir alana sınırlamak. Odağı ayarlamak (fotoğrafçılık terim). Odaklanmak.

Focalise : Konsantre olmak. Bir yere toplamak. Odaklanmış olmasına sebep olmak. Odak noktasına getirmek. Odaklanmak. Küçük bir alana sınırlamak. Odaklamak. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize).

Focalises : Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize). Konsantre olmak. Bir yere toplamak. Odaklanmak. Odak noktasına getirmek. Odaklamak. Küçük bir alana sınırlamak. Odaklanmış olmasına sebep olmak.

 

Focalised : Konsantre olmak. Odaklamak. Odak noktasına getirmek. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize). Odaklanmak. Odaklanmış olmasına sebep olmak. Küçük bir alana sınırlamak. Bir yere toplamak.

Focalisation : Odaklaştırma. Odaklama. Odaklanma. Fokalizasyon. Odağa getirme eylemi. Bir enfeksiyonun sınırlı bir alana hapsedilmesi (ayrıca focalization).

İngilizce Focalizing Türkçe anlamı, Focalizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Focalizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consenters : Belirli bir merkeze getirmek. Aynı fikirde olan kimse. Razı olan kimse. Muvafakat eden. Muvafakat eden kimse.

Chanting : Monoton bir sesle şarkı söyleme eylemi. Tonlama. Şarkı okuma. Ses uyumu.

Scat : Hemen uzaklaşmak. Caz müziğinde anlamsız hecelerle şarkı söylemek. Anlamsız hecelerle caz söyleme tekniği. Hayvan dışkısı. Uzamak. Tabanları yağlamak. Anlamsız hecelerle şarkı söylemek (caz). Yaylanmak. Kaçmak.

Focalize : Bir merkezde toplamak. Ayarlamak.

Focus on : Zihnini toplamak. Tüm dikkatini vermek. Bir noktada toplamak. Bütün dikkatini vermek.

Psalmody : Mezmur okuma sanatı.

Concentre : Ortak merkeze yakınsayan.

Intonation : Ses tonunun yükselip alçalma şekli. Seslem. Şive. Ses uyumu. Titremleme. Tonlanma. Ses perdesi. Ezgileme işlemi. Tonlama.

Humming : Uğultu. Vızır vızır. Uğuldayan. Mırıldama. Mırıldanan. Kıpır kıpır. Uğuldama. Kuvvetli. Dinç. Vızıldayan.

Focalizing synonyms : a cappella singing, preachification, moralisation, singing, musical performance, moralization, part singing, harmonization, a capella singing, focalizes, hymnody, yodeling, solmization, philosophizing, solfeggio, focusses, focus, vocal music, caroling, focalised, focuses, consenter, bel canto, singsong, crooning, focalises, scat singing, singalong, focalized, center upon, coloratura, focalise, knuckle down.