Foot dragging türkçesi Foot dragging nedir

  • Ayak sürüme.
  • Ayak direme.
  • Bahane ile oyalama.
  • Kasıtlı olarak yavaş hareket etme veya çalışma eylemi.
  • Kasıtlı olarak durdurma veya geciktirme.
  • Ayağını sürüme.
  • Ağırdan alma.

Foot dragging ingilizcede ne demek, Foot dragging nerede nasıl kullanılır?

Foot : Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar. İngiliz uzunluk birimi (30, 48 cm). (özellikle 35 mm'lik filmlerle ilgili ilk ölçüler abd'de saptandığı için sinema alanında çok kullanılır. 35 mm'lik bir filmin 1 ayağında 16 resim, 64 delik vardır. 16 mm'lik 1 ayağında 40 resim bulunur.). Çıkarmak. Ayakucu. Dip. Ödemek. Ayak kısmını örmek. Gitmek. Yaya yürümek. Ayak.

Dragging : Sürütme avcılık. Ağır ilerleyen. Kabartma. Sürükleme. Ağır işleyen. Acı çekerek ve yavaşça ölme. Çekmek. İnsan gücü veya mekanik bir güçle istihsal alanında sürüklenerek çekilmek suretiyle kullanılan, toplanıp karaya veya gemiye alınabilen taraklı kepçe, dreç kirişli trol, kankava, voli ağları, tarata, tarlakoz, manyat ığrıp ve trol araçlarıyla yapılan avcılık. Tırmıklama. Sürüklemek.

Foot and mouth disease : Dabak hastalığı. Şap hastalığı. El ayak hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya.

 

Foot bath : Ayak banyosu.

Foot blister : Kurdeşen. Yiyecek kabarıklığı.

Foot brake : Ayak freni. Ayak eğleci.

İngilizce Foot dragging Türkçe anlamı, Foot dragging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foot dragging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Procrastination : Tehir. Geciktirme. Oyalanma. Erteleme. Vakit öldürme.

Insistence : Israr. Israrlılık. Diretme. Üsteleme. Kararlılık. Bir gözlemcinin bilgi vermekten kaçınan ya da çekinen yanıtlayıcıların direncini aşabilmek üzere yanıt almada direnmesi.

Procrastinations : Vakit öldürme. Oyalanma. Geciktirme. Erteleme.

Scuffing : Ayak sürtme aşınması. Ayak sürtme aşındırması. Ayaklarını sürüyerek yürümek. Ayaklarını sürümek. Sürüyerek aşındırmak.

Scuffs : Ayaklarını sürüyerek aşındırmak. Sadece ayak parmaklarını örten düz tabanlı terlik. Ayağını sürümek. Kepek. Hışırtı. Ayaklarını sürümek. Şıpıdık. Terlik. Çizmek. Kepek (saç).

Insistency : Israrcı olma durumu. Peşini bırakmama durumu. Kararlılık. Israr. Direnme durumu. Zorlama.

Dawdling : Sallanma. Aylaklık etme. Oyalanma. Çalışma yerine kasıtlı olarak zaman harcama eylemi. Üşengeçlik.

Hesitating : Tereddütlü. Tereddüt etme. Kararsız davranma. İkircikli davranma. Duraksama. İşkilli davranma. Duraksayan. Tereddüt eden.

Dilatoriness : Üşengeçlik. Geciktirme. Tembellik. İşini ağırdan alma. Üşenme.

Reluctance : Manyetik direni. İsteksizlik. Direnç. Mıknatıssal direnç. Gönülsüzlük. Bir konuşu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişilerin ilgilerinin yeterince çekilmediği ya da güdülenmedikleri durumlarda içine düştükleri gönülsüzlük durumu. Tereddüt. Direngi.

Foot dragging synonyms : scuff.