Procrastination türkçesi Procrastination nedir
- Geciktirme.
- Erteleme.
- Tehir.
- Oyalanma.
- Vakit öldürme.
- Ağırdan alma.
Procrastination ile ilgili cümleler
English: Procrastination is the thief of time.
Turkish: Erteleme zaman hırsızıdır.
Procrastination ingilizcede ne demek, Procrastination nerede nasıl kullanılır?
Procrastinations : Vakit öldürme. Geciktirme. Erteleme. Oyalanma. Ağırdan alma.
Procrastinating : İşleri daha sonraya bırakmak. Ağırdan almak. Oyalanmak. Geciktirmek. Sürüncemede bırakmak. Ertelemek. Kaytarmak. Ayak sürümek. Savsaklamak.
Procrastinate : Kaytarmak. Ağırdan almak. Savsaklamak. Ertelemek. Ayak sürümek. Sürüncemede bırakmak. Yubatmak. İşleri daha sonraya bırakmak. Geciktirmek. Oyalanmak.
Procrastinated : Geciktirmek. Kaytarmak. Savsaklamak. Ertelemek. İşleri daha sonraya bırakmak. Sürüncemede bırakmak. Ayak sürümek. Oyalanmak. Ağırdan almak.
Procrastinates : Savsaklamak. Sürüncemede bırakmak. Geciktirmek. İşleri daha sonraya bırakmak. Ayak sürümek. Kaytarmak. Oyalanmak. Ertelemek. Ağırdan almak.
Procrastinator : Erteleyen kişi.
Procrastinators : Erteleyen kişi.
İngilizce Procrastination Türkçe anlamı, Procrastination eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Procrastination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dalliances : Üşengeçlik. Oynaşma. Eğlence. Tembellik. Oyun. Cilveleşme.
Disported : Eğlenmek. Oynama. Oynamak. Eğlenme. Kendini eğlendirmek. Oyalanmak.
Dillydallying : Geciktirmek. Vakit öldürmek. (argo) oyalanmak. Zaman geçirmek. Ağır davranmak. Ayak sürümek. Başka bir zamana bırakmak. Sallanmak. Ertelemek.
Dilatoriness : Tembellik. Üşengeçlik. İşini ağırdan alma. Üşenme.
Detainment : Nezarethanede tutma. Gözaltı. Engelleme. Alıkoyma.
Continuance : Kalıcılık. Süreklilik. Sürüp gitme. Devam etme. Süre. Uzatma. Temdit. Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi. Kesiksizlik.
Deferral : Ertelenme. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin hesaplarda izlenmesi. Borcu ödemede gecikme. Tecil. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin bilançoda izlenmesi. Vade. Daha sonraki tarihe alma. Gecikme.
Distraction : Oyalama. Kurcalama. Delilik. Dikkati başka tarafa çekme. Eğlence. Dikkatin dağılması. Çılgınlık. Dikkatini dağıtma. Avunma. Avuntu.
Holdup : Durdurma. Silahla soygun. Gecikme. Tutma. Engel. Tıkanıklık. Silahlı soygun. Kıpırdama bu bir soygundur. Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Soygun.
Dilly dally : İşi ağırdan almak. Oyalanmak. Sallanmak. Vakit öldürmek.
Procrastination synonyms : unhurriedness, adjourning, foot dragging, impediment, diversion, continuances, disports, shillyshally, putoff, holdover, dalliance, respited, postponement, shilly shallying, reluctance, respiting, slowness, disporting, deliberation, amusement, detaining, postponements, deliberateness, distractions, respites, putoffs, deferments, hesitating, delay, delay time, lateness, holdovers, delaying.
Procrastination ingilizce tanımı, definition of Procrastination
Procrastination kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Delay. The act or habit of procrastinating, or putting off to a future time. Dilatoriness.

Bu kısımda Procrastination kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Procrastination ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Procrastination anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Procrastination ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.