Detainment türkçesi Detainment nedir

Detainment ingilizcede ne demek, Detainment nerede nasıl kullanılır?

Detain : Engellemek. Gözaltına almak. Yubatmak. İzinsiz bırakmak. Tutmak. Alıkoymak. Mahrum etmek. Oyalamak. Geciktirmek. Hapsetmek.

Detained : Sorgulanmak üzere tutulan. Gecikmiş. Yakalanmış. Tutuklanmış. Göz altında. Alıkonmuş. Göz altına alınmış. Nezarethanede.

Detained for further interrogation : Daha fazla sorgulama için gözaltında. Daha ileri sorgulama için gözaltında tutulan.

Detainee : Mevkuf. Tutuklu. Mahpus. Gözaltına alınan kimse. Tutsak. Alıkonulan. Gözaltına alınan.

Detainees : Gözaltına alınan kimse. Tutuklular. Tutuklu. Gözaltına alınanlar.

Woman detainee : Tutuklu olarak alıkonan kadın. Kadın tutuklu.

Detainers : Tutukluluğun uzatılması. Tutukluluğun uzatılmasına dair karar. Gözetim altına alma. Malını alıkoyma. Bir başkasının malını alıkoyma.

Detaining : Gözaltına almak. Mahrum etmek. Geciktirme. Alıkoymak. Hapsetmek.

Administrative detainee : Yargı sürecinden önce veya normal mahkeme usulü olmadan gözaltına alınan kimse. İdari tutuklu.

Detainer : Tutukluluğun uzatılması. Bir başkasının malını alıkoyma. Malını alıkoyma. Gözetim altına alma. Tutukluluğun uzatılmasına dair karar.

 

İngilizce Detainment Türkçe anlamı, Detainment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detainment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Constraints : Sınırlama. Kendini tutma. Sabitler. Çekinme. Baskı. Zor. Kısıtlar. Zorlama.

Retardation : Tehir. Gecikme. Geciktirici şey. Yavaşlama. Hızım kesme. Yavaşlatma. Geciktiren şey. Engel.

Postponements : Talik. Tehir. Tecil. Erteleme. Sonuna ekleme (dilbilgisi terimi). Geri kalma.

Blocking : Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini, nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi. Kalıplama. Elinde top olmayan bir oyuncunun ilerlemesine engel olma. Durdurum. Kapatma. Karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma. Tıkanma. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Blokaj.

Procrastinations : Erteleme. Vakit öldürme. Oyalanma. Ağırdan alma.

Impediment : Kekemelik. Engel. Bağ. Özür. Mania. Ayak bağı. Pelteklik. Mani.

Attachment : Alma. El koyma (zorödetim). Dostluk. Parça. Merbutiyet. Tutkunluk. Katma. Takma. İlgi. Bağlantı.

Probations : Tecrübe. Kanıtlama. Göz hapsinde tutma. Şartlı tahliye. Gözaltında tutma koşuluyla salıverme. Meşruten tahliye. Deneme süresi. Staj. Deneme.

Detention : Gecikme. Tutukluluk. Alıkonma. Tutuklama. Tutma. Evci çıkarmama cezası. Tevkif.

Distraint : Kira üzerindeki hapis hakkı. El koyma. El koyma (zorödetim). Haczetme. Haciz ve zapt. Eşya üzerindeki hapis hakkı. Rehin olarak tutma. Haciz.

Detainment synonyms : interceptions, retention, retaining, safe custody, confinement, disappointments, retainment, custodies, adjournment, procrastination, disappointment, house arrest, body checking, probation, barrier, delay, interception, surveillance, body check, hold, intern, interns, preclusion, crackdown, crackdowns, frustration, constraint, cunctation, impediments, prolongation, forestallment, delaying, depriving.

 

Detainment ingilizce tanımı, definition of Detainment

Detainment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Detention.