Detained türkçesi Detained nedir

  • Nezarethanede.
  • Alıkonmuş.
  • Göz altına alınmış.
  • Gecikmiş.
  • Sorgulanmak üzere tutulan.
  • Göz altında.
  • Tutuklanmış.
  • Yakalanmış.

Detained ile ilgili cümleler

English: 20 people were detained by the Federal Police.
Turkish: 20 kişi, Federal Polis tarafından gözaltına alındı.

English: Ali was detained as a suspect.
Turkish: Ali şüpheli olarak gözaltına alındı.

English: Ali was detained by the police.
Turkish: Ali polis tarafından gözaltına alındı.

English: Ali has been unavoidably detained in Boston.
Turkish: Ali elinde olmayan sebeplerle Boston'da tutuklandı.

English: Ali was detained for questioning.
Turkish: Ali sorgu için gözaltına alındı.

Detained ingilizcede ne demek, Detained nerede nasıl kullanılır?

Detained for further interrogation : Daha fazla sorgulama için gözaltında. Daha ileri sorgulama için gözaltında tutulan.

Detainee : Alıkonulan. Tutsak. Gözaltına alınan. Mevkuf. Gözaltına alınan kimse. Tutuklu. Mahpus.

Detainees : Gözaltına alınanlar. Gözaltına alınan kimse. Tutuklu. Tutuklular.

Detainer : Bir başkasının malını alıkoyma. Gözetim altına alma. Tutukluluğun uzatılması. Malını alıkoyma. Tutukluluğun uzatılmasına dair karar.

Detainers : Tutukluluğun uzatılması. Tutukluluğun uzatılmasına dair karar. Bir başkasının malını alıkoyma. Malını alıkoyma. Gözetim altına alma.

 

Administrative detainee : İdari tutuklu. Yargı sürecinden önce veya normal mahkeme usulü olmadan gözaltına alınan kimse.

Detaining : Alıkoymak. Hapsetmek. Geciktirme. Gözaltına almak. Mahrum etmek.

Detainment : Engelleme. Nezarethanede tutma. Gözaltı. Geciktirme. Alıkoyma.

Detail file : Değişiklik kütüğü. Ayrıntı dosyası. Ayrıntı sırası. Ayrıntı kütüğü.

Detail drawing : Ayrıntı resmi. Bir makine bina veya yapının parçalarını gösteren ayrıntılı çizim. Detay. Detay resmi. Detay resim. Ayrıntı. Ayrıntı çizim. Ayrıntı çizimi.

İngilizce Detained Türkçe anlamı, Detained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Retarded : Rötarlı. Gelişimini önlemek. Yavaşlatmak. Geciktirilmiş. Yavaşlamış. Sürüncemede bırakmak. Gecikmeli. Alıkoymak. Geri zekalı.

Unconcerned : Kaygısız. Aldırmaz. İlgisiz. Kayıtsız.

Elaborate : Detaylandırmak. Ayrıntılara inmek. İncelikli. Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak. İnce işle ve emekle meydana getirmek. Detaylı. Ayrıntılandırmak. Üzerinde durmak. Özenli. Ayrıntılı.

Entoiled : Tuzağa düşmüş. Şaşırtılmış.

Out of time : Temposu bozuk. Temposuz. Zamanı kalmamış. Vadesi geçmiş. Tempoya aykırı.

Smitten with : Vurulmuş. Tutulmuş. Vurgun yemiş.

Delayed : Gecikmeli. Geciktirmeli. Gecikme. Ertelenmiş. Tehirli. Geciktirilmiş. Tehir edilmiş. Tecilli. Oyalama. Rötarlı.

Arrested : Mevkuf. Durdurulmuş. Geciktirilmiş. Alıkonulmuş. Kısıtlanmış. Hapsedilmiş. Tutuklu.

 

Abducted : Kaçırılmış. Kanunsuz olarak ele geçirilen ve göz altına alınan. Kaçırılmış (çocuk vb).

Late : Eski. Rahmetli. Geç. Her zamanki. Son. Müteveffa. Son zamanlarda olan. Merhum. Son zamanlardaki. Ölü.

Detained synonyms : behindhand, tardiest, degage, booked, lated, past due, smitten, captured, overdue, tardy, caught, overdues, busted, entrapped, uninvolved, careful, snatched, tardier, elaborated, stricken, nabbed, lates, jailed, deferred, belated.

Detained zıt anlamlı kelimeler, Detained kelime anlamı

Careless : Gafil. Özensiz. Düşüncesiz. Düşünmeden söylenmiş ya da yapılmış. Pervasız. Bilgisiz. Tasasız. İlgisiz. Umursamaz. Aldırışsız.

Concerned : İlişkili. Meşgul. Kaygılı. İlgili. Alakadar. Alakalı. İlgilenen. Endişeli.