Elaborate türkçesi Elaborate nedir

  • Karmaşıklaştırmak.
  • Özenli.
  • Dikkatle hazırlanmış.
  • İnce işle ve emekle meydana getirmek.
  • Ayrıntılandırmak.
  • Özen göstermek.
  • Detaylı.
  • Açmak.
  • Özenle hazırlanmış.
  • Ayrıntıyla donatmak.
  • İncelikli.
  • Üzerinde durmak.
  • Detaylandırmak.
  • Ayrıntılara inmek.
  • Ayrıntılı.
  • Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak.

Elaborate ile ilgili cümleler

English: She made elaborate preparations for the party.
Turkish: Parti için özenli hazırlıklar yaptı.

English: Ali cooked an elaborate meal for Mary and himself.
Turkish: Ali Mary ve kendisi için özenle hazırlanmış bir yemek pişirdi.

English: Ali didn't seem inclined to elaborate and I didn't really want to know all the details anyway.
Turkish: Ali ayrıntılara girmek için eğilimli görünmüyordu ve ben zaten bütün detayları gerçekten bilmiyordum.

English: Can you elaborate?
Turkish: Detaylandırır mısın?

English: His theory is based on elaborate investigation.
Turkish: Onun teorisi ayrıntılı soruşturmaya dayanmaktadır.

Elaborate ingilizcede ne demek, Elaborate nerede nasıl kullanılır?

Elaborate a remark : Bir açıklamaya detaylar eklemek.

Elaborate on : Detaylı olarak incelemek. Ayrıntılı olarak incelemek. Ayrıntılarına girmek. Üzerinde daha derinlemesine açıklama yapılmış. Daha ayrıntılı bir şekilde açıklanmış.

 

Elaborate on something : Özenmek.

Elaborated : Dikkatle işlenmiş. İnceden inceye işli. Karmaşıklaştırılmış. Ayrıntılandırılmış. Detaylandırılmış. Ayrıntılı. Özenilmiş. İnce işle ve emekle meydana getirilmiş. Özenli bir şekilde planlanmış. Genişletilmiş.

Elaborated on : Daha ayrıntılı bir şekilde açıklanmış. Ayrıntılarına girmek. Üzerinde daha derinlemesine açıklama yapılmış. Ayrıntılı olarak incelemek. Detaylı olarak incelemek.

Elaboration dimension of superstition : Boşinançların bağlı bulundukları toplum ve çağlara uygun olarak değişmelerinin tümü. bk. boşinanç boyutları, krş. genel gelenek boyutu, genel görenek boyutu. Tümlenimsel boşinanç boyutu.

Overelaborate : Çok detaylı. Aşırı ayrıntılı. Aşırı özenle hazırlanmış.

Elaborating : Üzerinde durmak. Detaylandırmak. Özenle hazırlanmış. Ayrıntıyla donatmak. Karmaşıklaştırmak. Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak. İnce işle ve emekle meydana getirmek. Özen göstermek. Açmak. Ayrıntılara inmek.

Elaboration : Ayrıntılara girme. Ayrıntı. Ayrıntılandırma. Detay. İnceden inceye işleme. Elaborasyon. Geliştirme. Dikkatle hazırlanma. Değişkenler arasında gözlenmiş bir ilişkinin çokdeğişken çözümlemesiyle sınandığında başka etkenler karşısında ortadan kalkması ya da anlamlı değişmeler göstermesi durumu, bk. çokdeğişken çözümlemesi. İhtimam.

Overelaborates : Fazla ayrıntı vermek. Aşırı ayrınıya girmek. Fazla ayrıntı dahil etmek.

İngilizce Elaborate Türkçe anlamı, Elaborate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elaborate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Exacting : Titiz. Titizlik isteyen (bir iş). Güç. Yorucu. Çok emek ve sabır isteyen. Zor beğenen. Zahmetli. Zor. Sert. Müşkülpesent.

Comprehensives : Tam veya her şey dahil. Anlayışlı. Kavrayışlı. Çok amaçlı. Etraflı. Kuşatıcı. Kapsamlı. Genel. Anlama yeteneği olan.

Lucubrate : Geç vakte kadar çalışmak. Emek vermek. Sabaha veya geç vakte kadar çalışmak. Sabahlamak.

Break : Dizginlemek. Yenmek. Çatlatmak. Kesme. Kesmek. Uymamak. Yakın dövüşü bırakmak. Bozdurmak. Ağarmak.

Subtlest : Zekice. Tatlı. İnce. Çözümü zor. Ustaca yapılmış. Hoş. Zeki.

Painstaking : Dikkatli. Titiz. İtinalı. Zahmet. İtina. Özenme. Dikkatle yapan. İtina isteyen (iş). Özen.

Exemplify : Resmi onaylı suretini çıkarmak. Örnek vermek. Örneklerle açıklamak. Örnek oluşturmak. Örneklemek. Göstermek. Örnek göstermek. Temsil etmek. Örneklerle göstermek. Örnek olmak.

Complicates : İçinden çıkılmaz hale getirmek. Zorlaştırmak. Çetrefilleştirmek. Güçleştirmek. Dallandırmak. Karmaşık hale getirmek. Karıştırmak.

Comprehensive : Geniş kapsamlı. Anlama yeteneği olan. Çok amaçlı. Kapsamlı. Anlayışlı. Meslek ortaokulu (ingiliz ingilizcesi). Etraflı. Kuşatıcı. Genel.

Acuminate : Sivri uçlu. Sivrileşen. Akuminat. Ucu sivri. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi). Sivrileştirmek.

Elaborate synonyms : subtle, specialise, discoursing, at length, deliberate, set forth, clarify, diffusive, expand, elaborative, nuanced, enlarge, bare, flesh out, be tousled, thicken, assiduous, expound, take care of, instance, fancy, accent, fuss, acumination, global, cared, specialize, fussing, politest, elaborates, accenting, intentive, dramatise.

Elaborate zıt anlamlı kelimeler, Elaborate kelime anlamı

Plain : Yalın bir dille. Sade. Vuzuh. Sade bir biçimde. Ova. Sadelik. (sürekli) şikayet etmek. Açıklık. Süssüz.

Obfuscate : Karartmak. Perde çekmek. Allak bullak etmek (zihnini). Örtmek. Kafasını karıştırmak. Gizlemek. Sersemletmek. Şaşırtmak.

Generalize : Genelleştirmek. Genellemek. Genelleme yapmak. Yaygınlaştırmak. Genelleştirilmek.

Elaborate antonyms : contract.

Elaborate ingilizce tanımı, definition of Elaborate

Elaborate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Executed with exactness or painstaking. To produce with labor. Studied. Elaborate research. Wrought with labor. As, an elaborate discourse. An elaborate performance. Finished with great care.