Delayed türkçesi Delayed nedir

  • Geç.
  • Gecikmiş.
  • Rötarlı.
  • Tecilli.
  • Geciktirmeli.
  • Tecil edilmiş.
  • Oyalama.
  • Geciktirilmiş.
  • Gecikme.
  • Tehirli.
  • Ertelenmiş.
  • Gecikmeli.
  • Tehir edilmiş.

Delayed ile ilgili cümleler

English: Bad weather delayed takeoff for two hours.
Turkish: Kötü hava kalkışı iki saat erteledi.

English: Heavy snow delayed the train for several hours.
Turkish: Yoğun kar treni birkaç saat geciktirdi.

English: A couple of flights were delayed on account of the earthquake.
Turkish: Deprem dolayısıyla bazı uçuşlar ertelendi.

English: Because of the bad weather, the plane's departure was delayed by two hours.
Turkish: Kötü hava yüzünden, uçağın kalkışı iki saat ertelendi.

English: Because of the bad weather, the plane was delayed three hours.
Turkish: Kötü hava koşullarından dolayı, uçak üç saat gecikti.

Delayed ingilizcede ne demek, Delayed nerede nasıl kullanılır?

Delayed action : Geciktirmeli hareket. Oyalama harekatı. Tavikli. Gecikmiş etki. Ertelenen eylem. Gecikmeli hareket.

Delayed action bomb : Tavikli bomba. İsabetten bir süre sonra patlayan bomba. Geciktirmeli bomba. Gecikmeli bomba.

Delayed action fuse : Gecikmeli kapçık. Gecikmeli kapsül.

Delayed action mine : Geciktirme mekanizmalı mayın. Gecikmeli mayın. Tavikli mayın.

Delayed blasting : Gecikmeli patlama. Gecikmeli patlatma.

 

Delayed destruct : Çarpışmayla birlikte gerçekleşmeyen patlama. Gecikmiş patlama.

Delayed justice : Geciken adalet. Hemen yerine getirilmeyen adalet. Gecikmiş adalet.

Delayed parturation : Türe özgü normal gebelik süresinden daha geç sürede biçimlenen (gebelik süresi uzayan) doğum. Geç doğum.

Delayed detanator : Gecikmeli kapçık.

Delayed fission neutrons : Yaşlı ılıncıklar. Gecikmiş fizyon nötronları. Çekirdek bölünümü sırasında, ölçülebilir bir süre geçtikten sonra salınımlanan ılıncıklar. Yaşlı nötronlar.

İngilizce Delayed Türkçe anlamı, Delayed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delayed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suspended : Asma. Ara verilmiş. Görevden alınmış. Askıya alınmış. Geçici olarak durmuş. Asılı. Asılmış. Askıda duran. Uzaklaştırılmış.

Lag : Otomatik denetim yönteminde duyarlılık ile uygulama arasında geçen süre. Tahta kaplamak. Duraklama. Yalıtım malzemesi ile kaplamak. Geride olma. Gerilik. Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi. Son. Geri. Gecikmek.

Slow : Bati. Eli ağır. Zor anlayan. Hızı azaltan. Yavaş. Uzun süren. Ağırlaşmak. Kesat. Sıkıcı.

Jitter : Punk dinleyen tip. Sinirden titremek. Stres. Sapma. Titreme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seğirme. Sorun yaratan tip. Sinirlenmek. Titreşme.

Lates : Son zamanlardaki. Rahmetli. Ölü. Merhum. Her zamanki. Müteveffa.

 

Slower : Geç olan. Uzun süren. Eli ağır. Sıkıcı. Daha yavaş. Yavaş. Geri kalmış. Geri. Hızı azaltan.

Lated : Geç kalmış.

Arrearage : Gecikmiş borç. Borç bakiyesi. Geri kalma. Ödenmemiş. Tehire uğrama. Vadesinde ödenmemiş borç. (ödeme vb) kalma. Kalma.

Backlog : İhmal edilmiş işler. Şöminenin arkasına konan küllük. Geciktirilmiş işler. Yarım kalmış işler. Birikim. Yarım kalmığ işler. Yedek kütük (ocak). Yığılmış iş.

Jittered : Heyecan. Sinirden titremek. Sapma. Sinirlenmek. Titreşme. Stres. Seğirme. Sorun yaratan tip. Punk dinleyen tip.

Delayed synonyms : cloggy, deferral, cuti, slowest, hampered, overdue, detentions, tardier, detained, distraction, cut to, retarded, holdups, backlogs, adjourned, distractions, stalling, equivocation, behindhand, past due, deferment, equivocations, delinquent, posteriorly, tardiest, diversions, arrearages, late, behind time, holdup, overdues, belated, deferrals.

Delayed zıt anlamlı kelimeler, Delayed kelime anlamı

Precocious : Erken gelişmiş. Büyümüş de küçülmüş. Erken büyümüş. Prekosiyöz. Vaktinden önce yetişmiş. Bacaksız. Erken doğmuş. Zamanından önce gelişmiş.