Lated türkçesi Lated nedir

  • Gecikmiş.
  • Geç kalmış.

Lated ile ilgili cümleler

English: "The Little Prince" by Antoine de Saint-Exupéry has been translated from French into many languages.
Turkish: "Küçük prens" Antoine de Saint-Exupéry tarafından fransızca dilinden bir çok dile çevirildi.

English: Ali and I are related.
Turkish: Ali ve ben akrabayız.

English: A friend of mine is distantly related to Emily Dickinson.
Turkish: Bir arkadaşım Emily Dickinson ile uzaktan ilişkili.

English: A rumor circulated through the city.
Turkish: Şehirde bir söylenti dolaşıyordu.

English: Ali accumulated a large fortune.
Turkish: Ali büyük bir servet biriktirdi.

Lated ingilizcede ne demek, Lated nerede nasıl kullanılır?

Ablated : Kesip çıkarılmış. Keserek çıkarılmış. Cerrahi yöntemlerle ayırmak. Buharlaştırarak ayrıştırmak. Keserek ayırmak. Eriterek ayrıştırmak.

Accolated : Örtüşen ve aynı yöne bakan. Üst üste gelmiş.

Accumulated : Müterakim. Birikmiş.

Accumulated degree days : Günlerce birikmiş tabaka. Bir süre boyunca birikmiş olan toz.

Accumulated depreciation : Birikmiş amortisman. Birikmiş amortismanlar.

Accumulated deviation : Birikimli sapma.

Accumulated earnings : Birikmiş gelirler. Geçmiş yıllar karları. Geçmiş yıl karları. Dağıtılmamış karlar.

 

Accumulated surplus : Birikmiş kazanç. (ekonomi)bir şirketin kontrolü altında kalan ve yeniden yatırım yapılan sermaye fazlası kazançlar.

Acidulated drops : Tartarik asitli pastil.

Ambulated : Dolaşmak. Gezmek. Dolaşıp durmak. Yürümek.

İngilizce Lated Türkçe anlamı, Lated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deferred : Ertelenen. Geciktirilmiş. Gecikmeli. Ertelendi. Tecilli. Vadeli. Ertelenmiş (borç vb). Ertelenmiş.

Tardier : Geç. Ağır hareket eden. Yavaş olan. Yavaş giden. Ağır. Yavaş ilerleyen. Yavaş. Geç olan.

Past due : Muaccel durumda olan. Vadesi geçmiş. Zaman aşımına uğramış. Zamanı geçmiş.

Afterward : Daha sonra. Sonra. Sonradan.

Delayed : Tecil edilmiş. Tecilli. Rötarlı. Gecikme. Gecikmeli. Geç. Ertelenmiş. Geciktirilmiş. Oyalama.

Belated : Geçmiş. Karanlığa kalmış.

Tardy : Yavaş giden. Ağır. Yavaş. Yavaş ilerleyen. Geç gelen. Ağır hareket eden. Geç. Yavaş olan.

Subsequently : Sonradan. Arkadan. Akabinde. Sonra. Bilahare. Daha sonra.

By and by : İlerde. Birazdan. Yakında. İleride. Yavaş yavaş. Zamanla. İlerde yavaş yavaş. Çok geçmeden. Az sonra. Daha sonra.

Lated synonyms : a day after the fair, overdues, later on, retarded, overdue, in arrears, out of time, behindhand, tardiest, detained, lates, after, afterwards, late.

Lated zıt anlamlı kelimeler, Lated kelime anlamı

Antecedent : Önceki. Sabık. Evvel. Mazi. Öncül. Evvelki. Mukaddem. Önerti. Takaddüm eden. Yerine zamir gelen isim.

Early : -in başlarında. Erkenden. İlk zamanlarında. Önceki. Eski. Erken. İlk.

Middle : Vasati. Orta. Vasat. Bel. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Ortadaki. Orta kısım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ortanca. Göbek adı.

Lated ingilizce tanımı, definition of Lated

Lated kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Too late. Belated.