Deferred türkçesi Deferred nedir

  • Ertelenen.
  • Ertelenmiş (borç vb).
  • Tecilli.
  • Gecikmiş.
  • Geciktirilmiş.
  • Gecikmeli.
  • Ertelenmiş.
  • Ertelendi.
  • Vadeli.

Deferred ile ilgili cümleler

English: Ali can put away more money, tax-deferred, for retirement.
Turkish: Ali emeklilik için, vergisi ertelenmiş daha çok parayı bir kenara koyabilir.

Deferred ingilizcede ne demek, Deferred nerede nasıl kullanılır?

Deferred addressing : Dolaylı adresleme. Gecikmeli adresleme.

Deferred annuity : Müeccel para. Ertelenmiş para. Vadeli geri ödenen borç para. Koşullu yıllık borç bölümü . belirli bir sürenin bitiminden sonra ödenmeye başlanılacak para. Ertelenmiş borç para.

Deferred assets : Ertelenmiş kıymetler. Peşin ödenen kıymetler. Peşin ödenen.

Deferred bond : Ertelenmiş faizli tahvil. Üremi, belirli bir süre geciktirilen borç belgiti. üremi belirli bir orana çevrilen borç belgiti. Ertelenmiş üremli borç belgiti. Faizi belirli bir süre tecil edilen tahvil. Faizi belirli bir süre ertelenen tahvil. Devamlı borç tahvili.

Deferred call : Ertelenmiş çağrı. Aranan taraf tarafından kabul edilmeyen telefon çağrısı.

Deferred liabilities : Gecikmiş borç. Ertelenmiş borçlar. Peşin alınmış gelirler. Ödemesi daha sonraki bir tarihe ertelenmiş olan borç.

Deferred expenses : Peşin ödenen masraflar.

 

Deferred dividend : Ertelenmiş temettü. Ertelenmiş kar. Müeccel temettü. Gecikmiş temettü. Ödemesi ertelenmiş tahvil. Bildirilip de olağan ödeme gününden daha sonraki bir güne kadar ödenmeyen kar.

Deferred letter of credit : Vadeli akreditif. Vadeli bir poliçe düzenlenmeksizin, akreditif bedelinin belirli bir vade sonunda ödendiği akreditif türü.

Deferred credit liabilities : Gelir ve harcamaların uygun bir biçimde örtüşmesini sağlamak için gelecek bir döneme kaydırılmış krediler. Ertelenmiş krediler.

İngilizce Deferred Türkçe anlamı, Deferred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deferred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Behind the schedule : Rötarlı.

Detained : Tutuklanmış. Alıkonmuş. Göz altına alınmış. Sorgulanmak üzere tutulan. Nezarethanede. Yakalanmış. Göz altında.

Tardiest : Ağır. Geç olan. Yavaş olan. Yavaş ilerleyen. Yavaş giden. Yavaş. Ağır hareket eden. Geç kalmış. Geç.

Arrested : Mevkuf. Kısıtlanmış. Alıkonulmuş. Tutuklanmış. Durdurulmuş. Tutuklu. Hapsedilmiş.

Delayed : Tehir edilmiş. Tecil edilmiş. Geç. Rötarlı. Gecikme. Tehirli.

Desirable : Arzu edilir. İstenilir. Çekici. Makbul. İstenen. Arzu edilen. Beğenilen. Hoş. Cazip. İstek uyandıran.

Cloggy : Tıkanma eğilimi olan. Yığılı. Takılı. Bağlı. Yapışkan.

Past due : Zamanı geçmiş. Vadesi geçmiş. Zaman aşımına uğramış. Muaccel durumda olan.

Future : Gelecek zaman kipi. Gelecek. İleri. Müstakbel. Gelecek zaman. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İlerki. Gelecekte olacak şey. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri.

 

Dated : ... tarihli. Eskimiş. Demode. Modası geçmiş. Eski. Tarih verilmiş. Bayat. Tarihli.

Deferred synonyms : behindhand, suspensive, out of time, hampered, overdue, cloggier, suspended, lated, tardy, preferable, backlog, timed, overdues, postponed, delaying, tardier, condign, merited, lates, cloggiest, delinquent, adjourned, backlogs, late, lagged, retarded, belated, in abeyance, suspensory, shelved, latened.

Deferred zıt anlamlı kelimeler, Deferred kelime anlamı

Undesirable : İstenmeyen kimse. Hoş karşılanmayan. İstenmeyen. İstenilmeyen kişi. İstenilmeyen. Nahoş. Sevilmeyen kimse. Hoşa gitmeyen. Sakıncalı.

Unmerited : Hak edilmeyen. Haksız.