Precocious türkçesi Precocious nedir

  • Erken doğmuş.
  • Zamanından önce gelişmiş.
  • Büyümüş de küçülmüş.
  • Erken gelişmiş.
  • Bacaksız.
  • Vaktinden önce yetişmiş.
  • Prekosiyöz.
  • Erken büyümüş.

Precocious ingilizcede ne demek, Precocious nerede nasıl kullanılır?

Precociously : Erken gelişmiş bir şekilde.

Precociousness : Erken yetişme. Erken gelişmişlik. Erken büyümüşlük. Pre-kosluk. Erken gelişme.

Precocial : Doğar doğmaz annesinden bağımsız hareket etmeye başlayan yavru (hayvan). Erken olgunlaşan. Erken gelişmiş. Prekosiyal. Bazı tavşan ve geyik yavrularının özellikle kuş yavrularının doğumdan ya da yumurtadan çıkınca hemen hareket edebilmeleri.

Precocity : Pre-kosluk. Hızlı gelişim. Erken gelişme. Prekosite. Erken gelişmişlik. Prekozite. Erken olgunlaşma. Erken yetişme.

İngilizce Precocious Türkçe anlamı, Precocious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precocious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Naughty child : Yumurcak. Yaramaz çocuk.

Kiddy : Tıfıl. Çocukcağız. Bızdık. Yavrucak. Ufaklık.

Urchin : Yaramaz çocuk. Afacan. Haşarı çocuk. Yumurcak. Sokak çocuğu. Alacan. Deniz kestanesi. Mahalle çocuğu. Kirpi.

Premature : Erken. Vakitsiz. Vaktinden önce olan veya gelişen, olgunlaşmamış, olgunlaşma öncesi, erken doğan. Zamanı gelmeden doğan. Zamansız. Zamanından önce olan. Mevsimsiz. Zamanından önce gelişen.

 

Torso : İnsan gövdesi. Kolsuz. Heykel gövdesi. Ve başsız insan vücudu. Yarım kalmış çalışma. Kolsuz ve başsız gövde. Gövde. Gövde (insana ait). Gövde heykeli.

Kiddies : Bızdık. Tıfıl. Çocukcağız. Yavrucak. Ufaklık.

Advanced : Yüksek. İlerlemiş. İleri düzeyde. İleri düzey. Öncü. Modern. İleri derecede. Gelişkin. Gelişmiş.

Legless : Zil zurna sarhoş.

Early : Erkenden. Erken. Önceki. Eski. İlk. İlk zamanlarında. -in başlarında.

Precocious synonyms : rathe, abortive, short legged, dwarfish, intelligent, rathe ripe, precocial, kiddie.

Precocious zıt anlamlı kelimeler, Precocious kelime anlamı

Unintelligent : Akılsız. Zekasız. Aptal. Kalın kafalı. Zeki olmayan. Kavrayışsız.

Retarded : Yavaşlatmak. Hızını kesmek. Rötarlı. Yavaşlamış. Sürüncemede bırakmak. Alıkoymak. Geri zekalı. Tehir edilmiş. Frenlemek. Gecikmiş.

Late : Gecikmiş. Geç. Son zamanlarda olan. Rahmetli. Geçen. Ölü. Geç kalan. Tehirli. Müteveffa. Son zamanlardaki.

Precocious ingilizce tanımı, definition of Precocious

Precocious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, precocious trees. Ripe or mature before the proper or natural time. Early or prematurely ripe or developed.