Retarded türkçesi Retarded nedir
- Geciktirmek.
- Rötarlı.
- Tehir edilmiş.
- Gelişimini önlemek.
- Geciktirilmiş.
- Gecikmeli.
- Frenlemek.
- Yavaşlamış.
- Geri zekalı.
- Sürüncemede bırakmak.
- Hızını kesmek.
- Alıkoymak.
- Yavaş gelişen.
- Yavaşlatmak.
- Gecikmiş.
Retarded ile ilgili cümleler
English: They say I'm retarded.
Turkish: Geri zekalı olduğumu söylüyorlar.
English: "How do I look?" "You look retarded."
Turkish: "Nasıl görünüyorum?" "Geri zekalı görünüyorsun."
Retarded ingilizcede ne demek, Retarded nerede nasıl kullanılır?
Retarded child : Gelişme engelli çocuk. Zeka özürlü çocuk.
Retarded cooling : Yavaşlatılmış soğutma. Gecikmeli soğutma.
Retarded flow : Geciken akış. Pis ve kirli su borularında suyun akışının gecikmesi hali.
Retarded ignition : Rötarlı ateşleme. Gecikmeli ateşleme. Geç ateşleme.
Retarded progress : Gecikmeli ilerleme. Bir öğrencinin genellikle sınıfını iki yılda bir geçebilmesi. bir öğrencinin akademik başarı bakımından orta bir öğrencinin ilerleme hızına erişememesi durumu.
Educable mentally retarded : Öğretilebilir zeka geriliği. Eğitilebilir geri zekalılar. Zeka bölümü türlü ölçeklerde sürekli olarak 45-50 ile 70-75 arasında olan geri zekalı kimseler.
Retarded spark : Ateşlikteki kıvılcımın gereken süreden daha geç oluşması durumu. Gecikmeli ateşleme.
Mentally retarded children : Geri zekalı çocuklar. Zeka bölümü bakımından ileri derecede geri zekalılar, eğitilebilir geri zekalılar, öğretilebilir geri zekalılar ya da ağır öğrenenler kümelerinden birinde yer alan çocuklara verilen ad; zeka bölümleri 0-90 arasında bulunan çocuklar.
Retardant : Yavaşlatıcı. Geciktirici.
Dye retarder : Boya geciktirici.
İngilizce Retarded Türkçe anlamı, Retarded eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Retarded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Backlog : Birikmiş işler. Birikim. Şöminenin arkasına konan küllük. Yedek kütük (ocak). Yarım kalmığ işler. İhmal edilmiş işler. İhtiyat. Yarım kalmış işler.
Tardy : Geç gelen. Ağır. Geç kalmış. Yavaş giden. Yavaş olan. Yavaş. Geç olan. Ağır hareket eden. Geç.
Ament : Zeka gelişimi eksikliği olan kimse. Huş ağacı çiçeği. Ahmak. Söğüt çiçeği. Amenti. Silindir şeklinde uzun çiçekler dizisi. Salkım.
Sidestep : Yana kaçma. Yana kaçmak. Kaçınmak. Yan çizmek. -den kaçınmak. Ayak oyunları yapmak (boks). Yana adım atmak. Yan çizme. Uzatmak.
Adjourn : Ara vermek. Tecil etmek. Oturuma son vermek. Bitmek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Ertelenmek. Ertelemek. Son vermek (oturum vs). Tehir etmek. Geçmek (bir yere).
Boneheads : Odunkafalı. Denyo. Dangalak (argo terim). Dangalak. Mankafa. Kalın kafalı. Kalın kafal (argo terim)ı.
Tardier : Yavaş giden. Geç kalmış. Geç olan. Geç gelen. Ağır hareket eden. Yavaş. Geç. Ağır. Yavaş olan.
Detain : Engellemek. Yubatmak. Gözaltına almak. Oyalamak. Tutmak. Hapsetmek. İzinsiz bırakmak. Durdurmak. Mahrum etmek.
Block : Blok. Öbek. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Engellemek. Kalıplamak. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Bloke etmek. Kesmek. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak.
Braked : Fren yapmak. İşlemek (keten, kenevir vb.).
Retarded synonyms : developmentally challenged, charlie, barmcake, adjourns, dillydallies, blockheads, amentia, decelerate, aments, simple minded, deforce, cloggy, out of time, constrains, backward, brake, sidestepped, decelerating, downshifted, hang back, past due, detains, delayed, cheese ball, buy time, backlogs, overdues, bridles, tardiest, check, dillydallied, bridle, contains.
Retarded zıt anlamlı kelimeler, Retarded kelime anlamı
Precocious : Büyümüş de küçülmüş. Vaktinden önce yetişmiş. Erken gelişmiş. Erken büyümüş. Prekosiyöz. Bacaksız. Zamanından önce gelişmiş. Erken doğmuş.
Intelligent : Yetenekli. Anlayışlı. Akıllı. İzan sahibi. Usta. Kabiliyetli. Anlaklı. Zeki. Anlaşılabilir. Kafalı.

Bu kısımda Retarded kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Retarded ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Retarded anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Retarded ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.