Constraints türkçesi Constraints nedir
Constraints ile ilgili cümleler
English: There are few legal constraints on the sale of firearms in the U.S.
Turkish: ABD'de ateşli silah satışı üzerine birkaç yasal sınırlama vardır.
Constraints ingilizcede ne demek, Constraints nerede nasıl kullanılır?
Economical constraints : Ekonomik sınırlamalar. Bir ekonominin gelişimini engelleyen faktörler. Ekonomik kısıtlamalar.
Smoothness constraints : Düzlük kısıtı. Düzgünleştirme kısıtları.
Under constraints : Durum ne ise o olduktan sonra. Baskı altında. Zorla. Seçeneği olmaksızın. Zorlama altında. Cebren.
Constraint set : Kısıt kümesi.
Constraint test : Kısıt sınaması.
Smoothness constraint : Düzlük kısıtı.
Binding constraint : Etkin kısıtlayıcı.
Equality constraint : Eşitlik kısıtı.
Linear constraint : Doğrusal kısıt. Doğrusal yan şart. Doğrusal yan koşul.
Under constraint : Durum ne ise o olduktan sonra. Cebren. Zorla. Baskı altında. Seçeneği olmaksızın. Zorlama altında.
İngilizce Constraints Türkçe anlamı, Constraints eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Constraints ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Limit : Limitlemek. Belirlemek. Sürekli, sonsuz bir değişmenin en son varacağı yer. Sınır koymak. Sınırlandırmak. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Sınırlamak. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. (ing. boundary) evreleri birbirinden ayıran yüzey. Erey.
Circumscriptions : Etrafını çizme. Bölge. Tahdit. Sınır. Daire içine alma. Çevreleyen yazı (para, mühür). Kuşatma. Mıntıka. Çevreleme.
Constrainment : Mecburiyet. Kuvvet.
Trammel : Avlamak. Güçleştirmek. Gereç. Ayak bağı. Tuzağa düşürmek. Engel. Elipsograf. Bir tür balık ağı. Engellemek. Bukağı.
Constraint : Öznel zorlama. Bilgisayar, hukuk, ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. İcbar. Kısıtlılık. Bir nesnenin, bir özdeğin belirli bir konumda, bir durumda ya da bir devinimde bulunmaya zorlanmasından ileri gelen gerginlik. Kısıt.
Restrain : Alıkoymak. Bastırmak. Ankre etmek. Zaptetmek. Hapsetmek. Kısıtlamak. Sınırlamak. Engellemek. Zapt etmek. Tutmak.
Restraint : Dizginleme. Kendini zaptetme. İtidal. Kendine hakim olma. Engel. Kaçınmak (cinsel ilişkiden). Zapt.
Confine : Hasretmek. Sınırlamak. Toplamak. Kısıtlamak. Tutmak. Tahdit etmek. Sınırlandırmak. Hapsetmek. Loğusa olmak. Kapamak.
Aplombs : Dikeylik. Kendine güvenme. Kendine güven. Dimdik durma. Denge. Tutarlılık. İrade gücü. Soğukkanlılık. Kendine fazla güvenme.
Continency : Bir kimsenin cinsel istekleri ve tutkularına hakim olması. Kendine hakim olma. Öz disiplin.
Constraints synonyms : compelling, preclusion, abstinence, crucials, self discipline, stiffen, ardous, restrictions, continence, containment, limitations, cruel, depriving, cruelest, diffidence, exacting, crueler, feel free, editions, confinements, retainment, coaction, edition, detention, tighten up, bound, hesitation, retaining, delimitations, abstention, chain, self command, self denial.
Constraints zıt anlamlı kelimeler, Constraints kelime anlamı
Unaffected : İçten. Etkilenmemiş. Bozulmamış. Doğal. Yapmacıksız. Tabii. Değişmemiş. Etkisiz.
Unbridle : Dizginini çıkarmak. Gemini çıkarmak.

Bu kısımda Constraints kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Constraints ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Constraints anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Constraints ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.