Procrastinate türkçesi Procrastinate nedir

Procrastinate ile ilgili cümleler

English: Tatoeba is helping me to procrastinate!
Turkish: Tatoeba işlerimi savsaklamama yardımcı oluyor!

Procrastinate ingilizcede ne demek, Procrastinate nerede nasıl kullanılır?

Procrastinated : İşleri daha sonraya bırakmak. Ayak sürümek. Sürüncemede bırakmak. Geciktirmek. Oyalanmak. Savsaklamak. Ertelemek. Kaytarmak. Ağırdan almak.

Procrastinates : Sürüncemede bırakmak. Ayak sürümek. Oyalanmak. Savsaklamak. Kaytarmak. Ağırdan almak. Ertelemek. Geciktirmek. İşleri daha sonraya bırakmak.

Procrastinating : Kaytarmak. Savsaklamak. İşleri daha sonraya bırakmak. Ertelemek. Oyalanmak. Ağırdan almak. Ayak sürümek. Geciktirmek. Sürüncemede bırakmak.

Procrastination : Erteleme. Geciktirme. Ağırdan alma. Vakit öldürme. Oyalanma. Tehir.

Procrastinations : Oyalanma. Geciktirme. Vakit öldürme. Ağırdan alma. Erteleme.

Procrastinator : Erteleyen kişi.

Procrastinators : Erteleyen kişi.

İngilizce Procrastinate Türkçe anlamı, Procrastinate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Procrastinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Go slow : Yavaştan almak. İşi ağırdan alma. Yavaşlatmak. Acele etmemek. İş yavaşlatma eylemi.

Shillyshally : Kararsız. Tereddüt.

Palter : Lafı dolandırmak. Oyun etmek. Küçümsemek. Kaprisli olmak. Kapris yapmak. Aldatmak. Ciddiye almamak. Hafife almak. İhmal etmek.

Continue : İdame etmek. Sürmek. Uzamak. Devam etmek. Sürdürmek. Devamı gelmek. Uzatmak. Devam ettirmek. Kalmak.

Dawdle : Ağır davranmak. Sallanmak. Salınmak. Eğlenmek. İşi ağırdan almak. Zaman harcamak. Boşa geçirmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Aylaklık etmek.

Delay : Geciktirme. Gecikmek. Süre. Aksatmak. Tiyatro oyununda bir durumun çözümünü bile bile geciktirmek. seyircinin ilgisini canlı tutmak için çözümü geriye atmak. Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Tehir. Yankı. Alıkoymak.

Filibustered : Parlamentoyu engellemek. Haydutluk etmek. İşi uzatmak. Haydut. Korsan. Parlamento tıkanıklığı.

Deferring : Erteleme. Geciktirme. Uymak. Tecil etmek. Ertelemek (borç vb). Kabul etmek. Saygı göstermek. Riayet etmek.

Retarded : Geri zekalı. Alıkoymak. Yavaş gelişen. Geciktirilmiş. Yavaşlatmak. Hızını kesmek. Gecikmeli. Yavaşlamış. Tehir edilmiş.

Sidestep : Yana adım atmak. Yan adım. Yan çizme. Kaçınmak. Yana kaçmak. Yana kaçma. Uzatmak. Kaçmak. Ayak oyunları yapmak (boks). -den kaçınmak.

Procrastinate synonyms : drag one's heels, drag one's feet, dragged, dillydallying, be amused, dawdled, filibuster, paltering, continues, dodged, defer, be amusing, procrastinated, drags, paltered, loaf, adjourning, dilly dally, amuse oneself, filibustering, burn daylight, retard, belate, dodge, play for time, dillydally, drag out, bum around, dallied, dillydallies, retards, hang back, defers.

Procrastinate ingilizce tanımı, definition of Procrastinate

Procrastinate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To delay. To put off till to-morrow, or from day to day. To defer. To be dilatory. As, to procrastinate repentance. To delay. To postpone.