Footbrake türkçesi Footbrake nedir

  • Ayak pedalı ile çalışan fren.
  • Ayak freni.

Footbrake ingilizcede ne demek, Footbrake nerede nasıl kullanılır?

Footbridge : Yaya köprüsü.

Footbridges : İskele köprüsü. Üst geçit. Üstgeçit. Yaya köprüsü. Köprülü kavşak. Üstten geçiş.

Footbag : Fasülye taneleri veya plastik toplarla doldurulan ve bir topa benzeyen küçük kumaş kaplı çanta. Hedefi genellikle çantayı havada tutmak olan (genellikle ona vurarak) ve footbag ile oynanan bir dizi oyunlardan her biri.

Football : Meşin yuvarlak. Amerikan futbolu. Futbol topu. Futbol. Ayaktopu.

Football association : Resmi futbol faaaliyetlerinden sorumlu kuruluş. Resmi amerikan (amerikan futbolu) futbol faaliyetlerinden sorumlu organizasyon. Futbol federasyonu.

Football game : Amerikan futbol maçı. Futbol. Futbol oyunu. Rekabete dayanan futbol oyunu.

Football match : Futbol maçı. Amerikan futbol maçı. Futbol karşılaşması. Rekabete dayanan futbol oyunu.

Football coach : Futbol koçu veya antrönörü. Amerikan futbolu oyununda oyuncuları talimatlandıran kimse. Futbol antrenörü. Teknik direktör. Antrenör. Futbol oyununda oyuncuları talimatlandıran kimse.

Football club : Futbol klübü. Futbol antremanı yapılan ve oyun oynanan yer. Amerikan futbolunun oynandığı ve oyunların yapıldığı yer. Futbol kulübü.

 

Football league : Futbol ligi.

İngilizce Footbrake Türkçe anlamı, Footbrake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footbrake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Footrace : Yaya yarışı. Koşu yarışı. Seğirdim. Koşu.

Marathon : Uzun mesafe koşusu. Uzun mesafe koşu. Maraton koşusu. Teksas eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Florida eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Maraton.

Track event : Pist yarışları. Koşullardan oluşan yarışma. Pist yarışması.

Foot brake : Ayak eğleci.

Back pedal brake : Kontra fren.

Run : Çalışmak. Geçerli olmak. Yarışmak. Gitmek (gemi). Sürü halinde gitmek. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Akmak. Aday olmak. Kaçakçılığını yapmak. Kullanmak.

Obstacle race : Engelli koşu. Engelli yarış.

Race : Acele ile yapmak. Yarışa sokmak. Alt tür. (makineyi) çok hızlı işletmek. Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, bk. sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk. Yarış etmek. Seğirtmek. Yarıştırmak. Koşmak. Irk.

Steeplechase : Engelli at yarışı. Engelli koşu. Her dönüsünün dördüncü engeli çitli hendekli olan 28 çitli engel ve 7 hendekli engeli kapsayan 3000 m. lik koşu ile 32 çitli engeli, 8 hendekli engeli olan 2 millik engelli koşuya verilen ad. At yarışı. Engelli. Hendekli engel koşusu. Engelli yarış.

Hydraulic brake : Durduraç ayaklığına etkiyen gücün, tekerleklerdeki durduraç düzeneğine bir sıvı ortam aracılığıyla iletildiği dizge. Fren yağı. Hidrolik eğleç. Sıvılı durduraç. Sıvı basıncı ile çalışan fren. Hidrolik fren.

Footbrake synonyms : funrun, fun run, hydraulic brakes, pedal brake, service brake.