Formalizing türkçesi Formalizing nedir

Formalizing ingilizcede ne demek, Formalizing nerede nasıl kullanılır?

Formalization : Resmileştirme. Biçimleştirme. Biçimlendirme. Biçimselleştirme.

Formalize : Resmileştirmek. Biçimlendirmek. Resmi olmak. Resmiyet kazanmak. Biçimlemek. Resmiyete dökmek. Şekillendirmek. Biçim vermek. Resmiyet kazandırmak. Şekil vermek.

Formalize ties : İki ülke arasındaki bağı resmi olarak tanımak.

Formalized : Biçimlendirilmiş. Resmileştirilmiş. Şekillendirmek. Biçimlendirilen. Biçimselleşmiş. Biçimlemek. Resmileştirmek.

Formalizer : Kanuna göre yapan kimse. Hukuken geçerli yapan kimse. Resmi yapan kimse. Şekil veren kimse (ayrıca formaliser). Resmileştiren kimse.

Formalise : Resmi yapmak. Kanuna göre yapmak. Biçimlendirmek. Resmiyet kazandırmak. Modellik yapmak (ayrıca formalize). Şekil vermek. Biçim vermek. Resmiyeti etkilemek. Şekil veya tarz vermek. Resmi hale getirmek.

Formalisations : Biçimselleştirme. Resmi yapma eylemi (ayrıca formalization). Biçimlendirme. Resmileştirme eylemi.

Formalises : Resmi yapmak. Modellik yapmak (ayrıca formalize). Resmiyet kazandırmak. Resmileştirmek. Biçimlendirmek. Resmiyet kazanmak. Biçim vermek. Resmiyete dökmek. Biçimlemek. Resmiyeti etkilemek.

 

Formaliser : Hukuken geçerli yapan kimse. Resmileştiren kimse. Şekil veren kimse (ayrıca formalizer). Kanuna göre yapan kimse. Resmi yapan kimse.

Formalisation : Biçimlendirme. Bilginin biçimini belirleyip saptama yoluyla onun içeriğini daha büyük bir kesinlikle belirleme yolu. Resmi yapma eylemi (ayrıca formalization). Biçimleme. Resmileştirme eylemi. Biçimselleştirme.

İngilizce Formalizing Türkçe anlamı, Formalizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Formalizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Officialise : Resmi hale getirmek. Resmiyet kazanmak. Resmiyete dökmek. İşi resmiyete dökmek. Resmileşmek. Resmiyet kazandırmak. Resmi olarak hareket etmek (ayrıca officialize).

Regularizing : Yasallaştırmak. İntizama koymak. Devamlılık kazandırmak. Düzene koymak. Düzenlemek. Düzenli olarak yapmak. Resmiyet kazandırmak. Usule uydurmak.

Regularizes : Resmiyet kazandırmak. Düzene koymak. Yasallaştırmak. Usule uydurmak. Düzenli olarak yapmak. Düzenlemek. İntizama koymak. Devamlılık kazandırmak.

Philosophizing : Felsefe ile uğraşmak. Filozofça düşünmek. Filozofça konuşmak. Felsefi düşünme.

Develop : Açıklamak. Gelişmek. Geliştirmek. Harekete geçmek. (film) banyo etmek. Yükselmek (ateş). İlerlemek. Yıkamak (film). Artmak. Banyo etmek.

Frame : İskelet. Dalavere yapmak. (çalışmaları, ilişkileri, faaliyetleri) bir çerçeveye oturtmak. Komplo kurmak. Sınırla çevrelemek. Tesis etmek. Çatı. Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular. Beden. Uydurmak.

 

Embody : Belirtmek. Eklemek. Katmak. Kapsamak. Cisimleştirmek. İçermek. Dahil etmek. Somutlaştırmak. İhtiva etmek.

Shames : Utanma. Tecavüz etmek. Birini utandırarak bir şey yapmaya mecbur etmek. Namusunu kirletmek. Ayıp etmek. Mahçup etmek. Yazık etmek. Utandırmak. Utanç.

Shaping : Bir maddeyi işleyerek ona şekil verme. Planyalama. Bir şekil yaratma eylemi. Şaping. Biçimlenme. Bir şeyin şeklini tanımlama. Betimlendirme. İşleme.

Formalizing synonyms : preachification, moralisation, moralization, giving shape, shame, regularize, form, formation, solemnize, formed, figurings, designing, efformation, sculpts, efform, formatting, make official, modelling, embodies, formalized, figuring, figuration, figure, forming, sculpt, formalising, formalize, cold working, formalisation, officialize, formalises, formalise, forms.