Fuck türkçesi Fuck nedir

  • Sikişmek.
  • Sikiş.
  • Sikici.
  • Kab.
  • Hay anasını!.
  • Kahretsin!.
  • Sikmek.
  • Sikişen kimse.

Fuck ile ilgili cümleler

English: I often fuck things up.
Turkish: Ben sık sık bir şeyi berbat ederim.

English: Don't fuck with me!
Turkish: Bana bulaşma!

English: I don’t give a fuck about what you think.
Turkish: Ne düşündüğün sikimde bile değil.

English: For fuck sake!
Turkish: Lanet olsun!

English: Go fuck yourself!
Turkish: Git kendini becer.

Fuck ingilizcede ne demek, Fuck nerede nasıl kullanılır?

Fuck about : Aşağılamak. Tiye almak. Küçük düşürmek. Düşüncesizce davranmak. Aptalca davranmak. Kötü davranmak. Hor görmek. Salak gibi davranmak. Sorumsuzca davranmak. Mantıksızca davranmak.

Fuck all : Hiçbir şey.

Fuck around : Düşüncesizce davranmak. Küçük düşürmek. Tiye almak. Taşak geçmek. Aşağılamak. Kötü davranmak. Salak gibi davranmak. Sorumsuzca davranmak. Aptalca davranmak. Mantıksızca davranmak.

Fuck it : Amına koyayım. Kahrolası. Siktir et. Allah kahretsin. Amına koyim.

Fuck me : Sik beni.

Fucker : Siken kimse. Adi. Tokmakçı. Bafici. Pislik. Salak. Şerefsiz. Pompacı. Vurucu. Beceren kimse.

Fuck off : Siktir olup gitmek. Siktir git. Defol. Boş boş takılmak. Defolup gitmek. Hadi oradan. Otuzbir çekmek. Aylakça zaman harcamak. Siktir. Siktirip gitmek.

 

Fucking : Allah'ın belası. Şiddetli. Seks. Vuruşma. Sikiş. Sikişme. Sikik. Düzüşme. Aşırı. Kahrolası.

Fuck up : İşleri arapsaçına çevirmek. Mahvetmek. Dağıtmak. Bozmak. İçine sıçmak. Boketmek. Rezil etmek. Perişan etmek. İçine etmek. Ortalığı katıştırmak.

What the fuck is going on : Lanet olası ne oluyor burada?. Ne oluyor burada?. Ne lanet iş dönüyor burada?. Tanrı aşkına ne oluyor?. Ne sikim oluyor?.

İngilizce Fuck Türkçe anlamı, Fuck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fuck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Know : Bilmek. Ayırt etmek. Yaşamak. Çekmek. Geçirmek. Haberdar olmak. İlişkisi olmak. Ezberlemek. Tatmak. Anlamak.

Nut : Düşkün. Hasta. Fındık. Fındık toplamak. Çatlak. Bir tek tohumu bulunan, kendiliğinden açılmayan, sert, kuru meyve. nuks. Başlık. Fındıksı meyve. Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır.

Couple : Bağlantı kurmak. Karı koca. Çiftleşmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Çiftleştirmek. Eş. Eşleştirmek. Çift. Kuvvet çifti.

Screw up : Bozmak. Kısmak. Altüst etmek. Berbat etmek. Yükseltmek (fiyat). Rezil etmek. Artırmak. Sıçıp batırmak. İçine etmek.

Pecker : Penis. Ağaçkakan. Yarak. Yüreklilik. Çük (argo sözcük). Çapa. Gagalayıcı. Kamış (argo sözcük). Cesaret.

Screwing : Cinsel ilişki (argo terim). Vida ile bağlama veya tutturma eylemi. Sevişme. Döndürme eylemi. Vidalama. Diş açma. Evlilik dışı ilişki. Zina.

Nooky : Cinsel birleşme. Köşeleri olan. Seks. Oyukları olan.

Love : Sevda. Sevgi beslemek. Sevgi. Sevmek. Sevgi duymak. Aşık olmak. Bayılmak. Muhabbet beslemek. Aşk.

 

Screw : Burmaç. Vidalamak. Sıkışmak. Çevirerek sıkıştırmak. Burulmak. Burmak. Dönmek. Üzeri burma biçiminde yivli ufak çivi. Aldatmak.

Wank : Tek atma. Tek atmak. El arabasına binmek. Otuzbir çekme. Mastürbasyon yapmak. Çavuşu tokatlamak. Otuzbir çekmek. Kendi kendini tatmin etmek. Masturbasyon yapmak.

Fuck synonyms : have a go at it, sexual relation, sexual congress, roll in the hay, piece of ass, piece of tail, nookie, lie with, have it away, shtup, get laid, sex act, sleep together, do it, bed, eff, intercourse, sexual intercourse, fucker, fornicate, drats, have sex, sod it, jazz, ass, prick, relation, fucking, hump, copulation, copulate, bang, bonking.