Screw türkçesi Screw nedir

Screw ile ilgili cümleler

English: How small a screw do you need?
Turkish: Ne kadar küçük bir tornavidaya ihtiyacın var?

English: Don't screw it up!
Turkish: Onun içine etme!

English: Ali was glad that he'd bought a bottle of wine with a screw cap, since he couldn't find his corkscrew.
Turkish: Ali tirbuşonunu bulamadığı için vida kapaklı bir şarap şişesi getirdiğine memnun oldu.

English: Before you screw on the nut, put a washer on it.
Turkish: Somunu vidalamadan önce ona bir pul koyun.

English: This screw is loose.
Turkish: Bu vida gevşek.

Screw ingilizcede ne demek, Screw nerede nasıl kullanılır?

Screw around : Orada burada düzüşmek. Herkesle düşüp kalkmak. Önüne gelenle yatmak. Boş boş dolaşmak. Aylaklık etmek. Yiyişmek.

Screw axis : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sarmal eksen. Hem dönme, hem ötelenme işlemleri altında görülen bakışım ekseni.

Screw ball comedy : Amerikan güldürüsünün 1930'lardaki bir çeşidi. ekonomik bunalımın patlak verdiği ve savaş tehlikesinin gittikçe arttığı çılgın ve anlamsız bir dünyada, mutluluğu, çılgın ve anlamsız davranışlar içinde aramağa çalışan kişileri yansıtır. Çılgın güldürü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Screw blade : Pervane kanadı.

Screw bolt : Vidalı cıvata. Vidalı civata.

Screw cap : Duya, vidalar gibi döndürülerek takılan dip. Vida başlığı. Vidalı kapak. Vida kapağı. Vidalı dip.

Screw down : Vidalamak. Vida ile tutturmak. Vidayla sıkıştırmak. Fiyat düşürmek. Düşürmek (fiyat).

Screw die : Lokma. Pafta lokması.

Screw eye : Halka uçlu vida. Sahnede halat geçirilerek dekoru tutan büyük vida. Sahnede halat geçirilerek dekoru tutan vida. Gözlü sahne vidası. Gözlü vida. Halka başlı vida. Yüzük şeklinde kafası olan vida. Halkalı vida. Vida gözü.

Screw cutter : Vida makinesi. Diş açma cihazı. Pafta. Vida üzerinde diş açan cihaz. Bir vidanın dış bölümüne şekil vermek için kullanılan cihaz.

İngilizce Screw Türkçe anlamı, Screw eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Screw ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry : Desteğini kazanmak. Bulaştırmak. Erişmek. Satışa sunmak. Üzerinde bulundurmak. Menzili olmak. İletmek. Çakmak. Desteklemek.

Annulling : Yürürlükten kaldırmak. Fesh etmek. Hükümsüz kılmak. İlga etmek. Feshetmek. İptal etmek. Bozmak. Kaldırmak. Sözleşme vb'ni bozmak.

Be cramped for space : Yeri dar olmak.

Befooled : İşletmek. Kandırmak. Aptal yerine koymak.

Communicates : Nakletmek. Tebliğ etmek. İçini dökmek. Temasa geçmek. Komünyon vermek. Dertleşmek. Bildirmek. Bulaştırmak. İletişim kurmak.

Coition : Cinsel birleşme. Çiftleşme. Cinsel ilişki. Cinsel münasebet. Bkz.coitus. Cinsi münasebet.

 

Tighten : Sıkılaştırmak. Sıkıştırmak. Sıkılaşmak. Daraltmak. Germek (adale veya ip vb). Kısmak. Pekişmek. Sertleşmek. Daralmak.

Entwisted : Bükmek. Sarmak. Sarılmış. Dolaştırılmış. Örmek. Örülmüş. Kıvırmak. Bükülmüş.

Besieges : Sıkıştırmak. Muhasara etmek. Kuşatma altına almak. Kuşatma altında tutmak. Yağmuruna tutmak. Çevresini sarmak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Başına üşüşmek. Kuşatmak.

Bashed : Şiddetle vurmak. Sert vuruş. Deneme. Kuvvetle vurmak. Eğlence. Sertçe vurmak. Çarpmak. Hızla vurmak. İndirmek.

Screw synonyms : roll in the hay, sexual congress, sexual relation, nookie, piece of tail, shtup, piece of ass, gnarling, screwing, blear the eyes, annuls, congress, change to, calfskins, bilk, conduct, arrive, ass, came home, conducts, change over, bashes, bilks, screw in, besiege, catches, bears, come through, calfskin, geld, bonk, change into, give something a wring.

Screw zıt anlamlı kelimeler, Screw kelime anlamı

Unscrew : Vidasını sökmek. Vidayı sökmek. Vidalarını sökmek. Vidaları çıkmak. Laçka etmek. Vidayı gevşetmek. Vidalarını çıkarmak. Çevirerek açmak. Gevşetmek. Vidasını çıkarmak.

Sane : İyi düşünebilen. Akla yatkın. Makul. Mantıklı. Akıllıca. Aklı başında. Akıllı. İnsaflı.

Screw ingilizce tanımı, definition of Screw

Screw kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to screw a lock on a door. To use violent mans in making exactions. The latter as the internal, or female screw, or, more usually, the nut. To turn, as a screw. A cylinder, or a cylindrical perforation, having a continuous rib, called the thread, winding round it spirally at a constant inclination, so as to leave a continuous spiral groove between one turn and the next, used chiefly for producing, when revolved, motion or pressure in the direction of its axis, by the sliding of the threads of the cylinder in the grooves between the threads of the perforation adapted to it, the former being distinguished as the external, or male screw, or, more usually the screw. To press, fasten, or make firm, by means of a screw or screws. To screw a press. To be oppressive or exacting. To apply a screw to.