Tighten türkçesi Tighten nedir

Tighten ile ilgili cümleler

English: You have to tighten those screws.
Turkish: Sen o vidaları sıkmak zorundasın.

English: I have to tighten these bolts.
Turkish: Bu civatayı sıkmak zorundayım.

English: Small businesses will have to tighten their belts to survive.
Turkish: Küçük işletmeler ayakta kalmak için kemerlerini sıkacaklar.

English: We'll have to tighten our belts if the economy doesn't pick up soon.
Turkish: Ekonomi yakında toparlanmazsa kemerlerimizi sıkmak zorunda kalacağız.

English: I have to tighten my belt.
Turkish: Ben kemerimi sıkmak zorundayım.

Tighten ingilizcede ne demek, Tighten nerede nasıl kullanılır?

Tighten shot : Darlaştır. Yönetmenin, alıcı yönetmenine, alıcının yerini değiştirmeksizin daha dar açılı mercek kullanması için verdiği komut; genellikle optik kaydırma yoluyla sağlanır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Tighten the belt : Masrafları kısmak. Kemerleri sıkmak. Finansal durumu iyi olmadığında para biriktirmek. Kemer sıkmak. Kemeri vücuduna iyice sıkı giymek.

Tighten the purse strings : Kemerleri sıkmak. Masrafları kısmak.

 

Tighten up : Sıkıştırmak. Germek. Sertleşmek. Ciddileşmek.

Tighten up on : Sertleştirmek. Kanunu daha etkili bir hale getirmek.

Tightener : Gerdiren kimse veya şey. Sıkan kimse veya şey. Gerdirici. Sıkıcı. Sıkıştırıcı.

Tightened the knot : Düğümü daha sıkı yapan. İlmeği sıkan. Düğümü daha da sağlamlaştıran. Düğümü sıkan.

Tightening up : Germek. Ciddileşmek. Sertleşmek.

Tightened the belt : Harcamaları azaltan. Zala yetinen. Kemer sıkan. Kemer sıkmış. Küçük bir parça ile yapan.

Tighteners : Sıkıcı. Gerdirici. Sıkıştırıcı. Gerdiren kimse veya şey. Sıkan kimse veya şey.

İngilizce Tighten Türkçe anlamı, Tighten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tighten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Modify : Değişiklik yapmak. Tamlamak. Üzerinde değişiklik yapmak. Tadil etmek. Hafifletmek. Biraz değiştirmek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Değişmek. Değiştirmek. Nitelemek.

Shortens : Yelkeni sarıp küçültmek. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Azalmak. Kısaltmak. Azaltmak. Kısalmak.

Distend : Yayılmak. Gerilmek. Yaymak. Şişmek. Şişirmek.

Narrowed : Daralmış. Daraltılmış.

Compacting : Dosya sıkıştırılıyor. Düzenleniyor. Kompaksiyon. Sıkıştırma. Sıkışma. Sıkılama. Isıl işlemle cam yoğunluğunu artırma. Yoğunlaştırmak.

Hardens : Sertleştirmek. Kuvvetlenmek. Pekiştirmek. Katılaşmak. Duygusuzlaşmak. Denge kurmak. Donmak (çimento). Katı olmak. Acımasızlaşmak.

 

Bunging : Ağzını tıpa ile kapamak. Tapalamak. Savurmak. Fırlatmak. Tapa. Hırpalamak. Tıpalamak. Dövmek. Tıpa.

Chokes : Bastırmak. Tutmak. Tıkanmak. Nefes darlığı. Boğarak öldürmek. Ölmek. Baskılamak. Tıkanma.

Abridges : Tenkis etmek. Azaltmak. Kesmek. Kısaltmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Özetlemek. Mahrum etmek.

Tighten synonyms : become inflexible, bothers, become stiff, sober up, make tight, be urgent with somebody, bungs, sober down, rotors, block up, jams, bung, calk, attitudinize, chagrins, bothering, attitudinizing, screw, axing, attenuates, calks, tightening up, press, attenuate, besets, extend, attitudinized, bore, concretes, strain, bombarding, constrict, solidifies.

Tighten zıt anlamlı kelimeler, Tighten kelime anlamı

Unscrew : Laçka etmek. Vidalarını sökmek. Vidasını sökmek. Vidalarını çıkarmak. Çevirerek açmak. Vidasını çıkarmak. Gevşetmek. Vidayı gevşetmek. Vidaları çıkmak. Vidayı sökmek.

Stay : Beklemek. İkamet etmek. Oyalanmak. Germek. Bırakmamak. Kalış. Geciktirmek. Önlemek. Erteleme. Geçiştirmek.

Tighten ingilizce tanımı, definition of Tighten

Tighten kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make more close in any manner. To straiten. To draw tighter.