Tighten the purse strings türkçesi Tighten the purse strings nedir

  • Kemerleri sıkmak.
  • Masrafları kısmak.

Tighten the purse strings ingilizcede ne demek, Tighten the purse strings nerede nasıl kullanılır?

Tighten : Daralmak. Tıkamak. Sıkıştırmak. Sıkılaştırmak. Kasılmak. Sıkılaşmak. Germek (adale veya ip vb). Kısmak. Kasmak. Sıkılamak.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Purse : Para. Ödül. Cüzdan. Kese. Para çantası. Keseye koymak. Çanta. El çantası. Dudak büzmek. Büzmek (dudaklarını).

Strings : Telli çalgılar. Yaylı çalgılar. Yaylı sazlar.

Hold the purse strings of : Para birinin elinde olmak. Kasanın anahtarı birinde olmak.

Tighten the belt : Finansal durumu iyi olmadığında para biriktirmek. Masrafları kısmak. Kemeri vücuduna iyice sıkı giymek. Kemerleri sıkmak. Kemer sıkmak.

İngilizce Tighten the purse strings Türkçe anlamı, Tighten the purse strings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tighten the purse strings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Count the pennies : Ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak.

 

Economize : Ekonomi yapmak. Masrafı kısmak. Kısmak. İdareli kullanmak. İdare etmek. Kullanmak. İdareli sarf etmek. İdareli harcamak. Artırmak.

Economises : Tutumlu davranmak (economize olarak da yazılır). Tasarruf etmek. İktisat yapmak. İdare etmek. Kesinti yapmak. İdareli olmak. Kısıntıya gitmek. İdareli harcamak. Kullanmak.

Economise : İdareli harcamak. Tasarruf etmek. Kısıntıya gitmek. Tutumlu davranmak (economize olarak da yazılır). İdare etmek. (britanya ingilizcesi) tasarruf yapmak. İhtiyatlı kullanmak. Kesinti yapmak. İktisat yapmak.

Retrench : (masrafları) kısmak. Kısaltmak. Personel sayısını düşürmek. Azaltmak. Siperin iç kısmına hendek yapmak. (masrafları) azaltmak. Personel sayısını azaltmak. Kısmak. Tasarruf yapmak.

Scrimp and save : Çok tutumlu olmak. Çok cimri olmak. Üçün beşin hesabını yapmak. Kıt kıtına harcamak. Cebinde akrep olmak. Ucu ucuna geçinmek. Dişinden tırnağından artırmak.

Tighten the belt : Kemer sıkmak. Kemeri vücuduna iyice sıkı giymek. Finansal durumu iyi olmadığında para biriktirmek.

Economizes : Ekonomi yapmak. İdare etmek. Artırmak. Kullanmak. Tasarruf etmek. Kısmak. İdareli kullanmak. İktisat yaparak idare etmek. Masrafı kısmak.