Strings türkçesi Strings nedir

Strings ile ilgili cümleler

English: One of the piano strings is broken.
Turkish: Piyano tellerinden birisi kırılmış.

English: I haven't put new strings on my guitar in a long time.
Turkish: Uzun süre gitarıma yeni tel takmadım.

English: He can pull strings for you.
Turkish: O, senin için torpil yapabilir.

English: Ali put new strings on the old guitar that he had just bought.
Turkish: Ali aldığı eski gitara yeni teller taktı.

English: Ali can probably pull some strings for you and get you into that school.
Turkish: Ali muhtemelen senin için torpil yapabilir ve seni o okula alabilir.

Strings ingilizcede ne demek, Strings nerede nasıl kullanılır?

Hold the purse strings of : Kasanın anahtarı birinde olmak. Para birinin elinde olmak.

No strings attached : Zorunluluk yok. Koşulsuz. Bağlayıcı değil.

Tied to the apron strings of : -'ın önlüğünün iplerine bağlı olan. İliştirilmiş. Aşırı düşkün olan. Yapışmış. Eklenmiş. Bağlanmış. Asılmış.

With no strings attached : Koşulsuz şartsız. Şartsız. Şartsız şurtsuz.

Apron strings : Aşırı bağlılık. Başkasına bağlılık. Önlük bağları.

Hamstrings : Topal etmek. Aksatmak. Baltalamak. Diz arkasındaki kiriş. Dizardı kirişi. Topuk kirişini keserek sakatlamak. Dirsek kirişi. Dizardı kirişini koparmak veya kesmek. Kösteklemek. Sakatlamak.

 

Bowstrings : İple boğarak öldürmek. İple boğmak. Çile. Kiriş. Yay kirişi.

Heartstrings : Güçlü sevgi duyguları. En hassas olunan konu. Kalbin en hassas telleri.

Drawstrings : Torba büzme ipi. Uçkur.

Tighten the purse strings : Kemerleri sıkmak. Masrafları kısmak.

İngilizce Strings Türkçe anlamı, Strings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Section : Kesit. Alt şube. Kol. Manga. Kısımlara bölmek. Kısım. Kısımlara ayırmak. Şube. Bölme. Dal.

Stringed instruments : Yaylı saz. Telli çalgı.

Violin section : Keman bölümü.

Strings synonyms : string section.