Fulfilling türkçesi Fulfilling nedir

  • Karşılayıcı.
  • Tatmin edici.
  • Memnuniyet verici.
  • Doyurucu.

Fulfilling ile ilgili cümleler

English: They are fulfilling the commandment to take in guests.
Turkish: Onlar misafirleri ağırlama emrini yerine getiriyor.

Fulfilling ingilizcede ne demek, Fulfilling nerede nasıl kullanılır?

Self fulfilling prophecy : Sadece beklendiği için meydana gelen kehanet. Kendi gerçekleşen kehanet. İnancı doğrulama. Kendini gerçekleştiren kehanet. Bir inanç veya beklentinin, doğru olsun veya olmasın, bir olayın sonucunu veya iktisadi karar birimlerinin davranışlarını ve uygulamalarını etkileyeceğini ileri süren, robert k. merton tarafından geliştirilen kavram.

Fulfill oneself : Kendini tamamlamak. Kendi heveslerini gerçekleştirmek. Kendini gerçekleştirmek.

Fulfill : İcra etmek. Yerine getirmek. Tamamlamak. Tatmin etmek. Uygulamak. Bitirmek. Gidermek. Karşılamak. Yapmak. Gerçekleştirmek.

Fulfilled : Gerçekleştirilmiş. Başarılmış. Uygulanmış. Yerine getirilmiş. Tamamlanmış. Yapılmış.

Fulfiller : Beklentileri karşılayan kimse. Uygulamak. Tatmin etmek. Gerekeni yapmak. Yerine getiren kimse. Tatmin eden kimse. Yapmak. Tamamına erdiren kimse. Sonuçlandıran kimse. Tamamlayan kimse.

Unfulfill : Gerçekleştirmemek. Uygulamamak. Doldurmamak.

Fulfills : Uygulamak. Yapmak. Tatmin etmek. Bitirmek. Yerine getirmek. İcra etmek. Tamamlamak. Gerçekleştirmek. Gidermek. Karşılamak.

 

Be fulfilled : Yerine getirilmek. Gerçekleştirilmek.

Self fulfillment : Kendini ispat. Kendini gerçekleştirme.

Fulfillment of : Yerine getirilmesi.

İngilizce Fulfilling Türkçe anlamı, Fulfilling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fulfilling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Welcomer : Karşılayan kimse. Misafir alan kimse.

Satisfactory : Talebi karşılayan. Makbul. Kabul edilebilir. Tatminkar. Yeterli. Dolgun. Elverişli.

Compensatory : Kompansatuar. Tazmin edici. Ödünleyici. Telafi edici. Dengeleyici.

Pleasing : Hoş. Bağlayıcı. Sevindirici. Mutluluk verici. Tatlı. Hoşa giden. Sevimli.

Convincing : İnandırma. Cerbezeli. İkna. İnandırıcı. İkna edici.

Gratifying : Taltif. Sevindirici. İyi. Sevindirme. Tatmin. Tatminkar.

Satisfying : Yeterli. Tatmin etme. Cevap veren. Tatminkar.

Greeters : Karşılayan kimse. İnsanları selamlayan kimse.

Preventives : Önleyici ilaç. Engel olan. Koruyucu. Engelleyici. Önleyici şey. Önleyici tedbir. Önleyici. Men eden. Önlem.

Saturating : Sırılsıklam etmek. Gına getirmek. Doyurma. Emdirmek. Doyurmak. Doygun hale getirme. Bıktırma. Emdirme. Dolgu maddeli.

Fulfilling synonyms : welcomers, saturator, competent, satisficer, preventive, decent, greeter, filling, saturater.