Gazet nedir, Gazet ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gazete.

Gazet ile ilgili Cümleler

  • Tom'un annesi Mustafa ve Mary hakkındaki gazete makalelerini topluyor.
  • Gazeteci misin?
  • Gazete okurken gözlük takmayı prensip edinmiştir.
  • O büyük tirajlı bir gazete için çalışıyor.
  • Gazete makalesi Tom'un ne kadar hızlı gidiyor olduğunu söyledi mi?
  • Ona gazete okuduğumu söyle.
  • Burak Tuğba'nın ölümünü gazetede öğrendi.
  • Senin dilinde yayınlanan gazete var mı?
  • Gazete okurken gözlük takma alışkanlığı var.
  • Onlar gazeteciye bir röportaj verdiler.
  • Gazetelerimizin geri dönüşümünü sağlamaya başladık.
  • Babamın biriktirdiği 30 yıllık gazeteleri keşfettim.
  • Ali bir delikanlı iken gazeteler dağıtarak para kazandı.

Gazet anlamı, tanımı

Gaze : Acun, evren, âlem

Gazete sopası : Gazeteleri katlama yerlerinden kıstırarak tutan, dağılmalarını önleyen ve gazeteliğe yerleştirilmelerini kolaylaştıran uzun tahta kıskaç.

Gazete tiyatrosu : Kısa, etkileyici sahnelerle günlük olayları eleştiren ve toplumsal sorunlara değinen gösteri türü. bk. canlı gazete.

Gazeteci söyleşmesi : Hacivat ile Karagöz arasında geçen, biraz gazetecileri eleştiren yarışmalı konuşma.

Süreli resmi yapım iyeliği gazetesi : Her ülkenin belirli zamanlarda çıkarması Paris Birliği Anlaşması'nda öngörülen gazete. Türkiye'de bu amaçla yayınlanan üç aylık gazete.

 

Akşam gazetesi : Baskısı öğleden sonra, özellikle akşama doğru yapılmış olan gazete.

Ayaklı gazete : Olaylardan herkesten önce haberi olup yayan kimse.

Bayram gazetesi : Dinî bayram günlerinde Gazeteciler Cemiyeti tarafından yayımlanan özel gazete.

Duvar gazetesi : Duvara asılan, çoğunlukla elle, yazı makinesi veya bilgisayar ile yazılan okul veya dernek gazetesi.

Fısıltı gazetesi : Toplumu ilgilendiren bir konu ile ilgili dedikodu.

Gazete : Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın. Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer.

Gazeteci : Gazete yayımlayan kimse. Gazete satan kimse. Gazeteye yazı yazmayı, haber toplayıp vermeyi veya gazetenin yazı işlerinde çalışmayı iş edinen kimse.

Gazetecilik : Gazetecinin yaptığı iş.

Gazetelik : Gazete koymaya yarar küçük çatkı. Gazeteye haber olarak yazılacak nitelikte olan.

Pandispanya gazetesi : Uydurulmuş hikâyeler, yalanlar.

Radyo gazetesi : Radyo aracılığıyla yayımlanan haber, yorum ve röportajların tümü.

Diğer dillerde Gazel tazısı anlamı nedir?

İngilizce'de Gazel tazısı ne demek ? : saluki