Gemote türkçesi Gemote nedir

  • Halk toplantısı.
  • Yüzler meclisi.
  • Büyücüler toplantısı.
  • Toplaşma.

Gemote ingilizcede ne demek, Gemote nerede nasıl kullanılır?

Witenagemote : Norman istilasından önce anglo saxonlar döneminde ingiliz ulusal konseyi. Büyücüler toplantısı.

Witenagemot : Anglo-saksonlarda krala danışmanlık eden idari ve hukuki işleri tartışmak için toplanan kurul. Anglo-sakson ingiltere'sinde kral'ın konseyi. Bu konseyin meclisi (tarih). Witan.

Gemological : Değerli taşlar bilimine ait veya ilgili. Gemolojik. Değerli taşların incelenmesi.

Gemological evaluation : Gemolojik olarak paha biçme. Değerli taşların kalitesinin ve nadirliğinin değerlendirmesi.

Gemological examination : Kalite ve değer tespiti için yapılan değerli taş incelemesi. Gemolojik inceleme.

Gemology : Gemoloji. Değerli taş bilimi. Değerli taşlar bilimi. Değerli taşlarla ilgilenen bilim dalı.

Gemologies : Gemoloji. Değerli taş bilimi. Değerli taşlarla ilgilenen bilim dalı.

Hegemonical : Baskın. Liderlik ve otorite uygulayan. Hegemonik. Üstün.

Gemologist : Gemolog. Değerli taş uzamanı olan kimse. Değerli taş uzmanı.

Hegemon : Egemen.

İngilizce Gemote Türkçe anlamı, Gemote eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gemote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clear out : Boşaltmak. Boşaltıp temizlemek. Ortadan kaybolmak. Defolmak. Satıp bitirmek. Çekilip gitmek. Sıvışmak. Tüymek. Hepsini satmak. Yıkılmak.

Shell : Kabuğunu çıkartmak. Soymak. Katman. Kabuğunu çıkarmak. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Bina iskeleti. Deniz hayvanı kabuğu. Deniz kabuğu. Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. kavkı. Bombardıman etmek.

Cast : Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi. Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Rol dağıtmak. Rol dağılımı.

Sacrifice : Kurban etmek. Fedakarlık. Feda etmek. Ödün vermek. Doğaüstü güçleri, yüce varlıkları ve tanrıları hoşnut etmek, onlarla barışık olmak, onlara teşekkür etmek ve onlardan isteklerde bulunmak için kesilen hayvan, sunulan yiyecek, içecek. Kıymak. Zararına satmak. Gözden çıkarmak. Kurban kesmek. Kurban.

String : İspavlo. Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi. Halk arasında sicim adı verilen katransız kendirden yapılan kınnap. Sicim. Sıra halinde gitmek. Takmak (tel, ip). Yutturmak. Dizmek. Dizi. Bilgisayar, bilişim, gitar alanlarında kullanılır.

Carry away : Sürüklemek. Büyülemek. Heyecanlandırmak. Ayartmak. Götürmek. Coşturmak. Aparmak. Kendinden geçirmek. Alıp götürmek. Taşımak.

Carry off : Ödül kazanmak. Hakkından gelmek. Kapıp kaçırmak. Kazanmak. Kolayca yapmak. Kapıp götürmek. Ölümüne yol açmak. Öldürmek. Kapmak. İletmek.

 

Concilium : Görüşme.

Seed : Sperm. Horozcuk. Döl. Köken. Tohumlamak. Tohumu çıkarmak. Atmık. Evlat. Çekirdeği çıkarmak.

Cream : Suyunu çıkarmak. Yormak. Kaymak bağlamak. Boşalmak. Tatmin olmak. Krema katmak. Sütün santrifüjden geçirildikten sonra, içinde % 20-50 oranında yağ bulunan kıvamlı kısmı. süt, yumurta ve şekerle hazırlanan ve pastacılıkta kullanılan katkı maddesi. Kıvam bakımından merhemlere göre daha yumuşak olan, yağlı ve yağsız olmak üzere iki biçimde hazırlanabilen yarı katı ilaç biçimi. Kaymak.

Gemote synonyms : hypophysectomise, offsaddle, ream, decarburise, rededicate, hypophysectomize, detusk, de iodinate, decoke, suck out, chip away at, de ionate, bone, disburden, cast off, empty, crumb, carve out, consecrate, undress, cut off, pull, scalp, decarbonize, take off, eviscerate, draw away, lift, shed, depilate, dig, take up, divest.

Gemote zıt anlamlı kelimeler, Gemote kelime anlamı

String : Düzenlemek. Dizgi. Sıra halinde gitmek. Sıralamak. Kılçıklarını ayıklamak. İspavlo. Kandırmak. Dizmek. Takmak (tel, ip). Sicim.

Saddle : Telli çalgılarda telin gövdeyle temasını sağlamak amacıyla köprü üzerine yerleştirilen ve çalgının türüne bağlı olarak her tel için ayrı ayrı veya tüm teller için tek parça olabilen bileşen. Yatak kovanı. Yüklemek. Yastık. Eyerlemek. Kaltak (eyer). Semer. Sele. Sırtına yüklemek.

Calcify : Kalkerleştirmek. Kalkerleşmek. Kireç haline getirmek. Kireçlenmek. Kireçlenmek (zemin veya boru). Kireçleşmek. Kireçlendirmek. Kireçleştirmek.

Gemote antonyms : ionate, iodinate, dock, charge, fuse, burden, lodge, pack, near.

Gemote ingilizce tanımı, definition of Gemote

Gemote kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used in combination, as, Witenagemote, an assembly of the wise men. A meeting.