Seed türkçesi Seed nedir

  • Atmık.
  • Tohumlamak.
  • Meni.
  • Habbe.
  • Sınıflamak (yarışmacıları).
  • Tohum.
  • Kaynak.
  • Tohum ya da çekirdeğini çıkarmak.
  • Bitkilerde döllenmeden sonra tohum taslaklarının gelişmesiyle meydana gelen yapı.
  • Çekirdeği çıkarmak.
  • Döl.
  • Asıl.
  • Tohum vermek.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, nesil, jenerasyon.
  • Çekirdeğini çıkarmak.
  • Tohumu çıkarmak.
  • Evlat.
  • Döllemek.
  • Tohum ekmek.
  • Sperm.
  • Horozcuk.
  • Köken.

Seed ile ilgili cümleler

English: When did you seed the lawn?
Turkish: Çimi ne zaman tohumladın?

English: Ali didn't know apple trees grow from seeds.
Turkish: Ali elma ağaçlarının tohumlarından yetiştiğini bilmiyordu.

English: Ali handed Mary a bag of sunflower seeds.
Turkish: Ali Mary'ye bir torba ayçiçeği çekirdeği uzattı.

English: Poppy seed muffins are her favorites, but there are days when she must settle for blueberry.
Turkish: Haşhaş tohumlu çörekler onun gözdesidir, ama onun yaban mersinine razı olmak zorunda olduğu günler vardır.

English: The small seed became a large tree.
Turkish: Küçük tohum büyük bir ağaç oldu.

Seed ingilizcede ne demek, Seed nerede nasıl kullanılır?

Seed a cloud : Yağmuru teşvik etmek için bulutların içerisine bir madde atmak. Bulut ekmek.

 

Seed bearing : Çekirdekli.

Seed bed : İçerisinden genç bitkilerin büyüdüğü yer. Bitki fidanlığı.

Seed cake : Susamlı çörek.

Seed capsule : Koza. Çekirdek kapsülü.

Seed money : Başlangıç parası. Bir işe başlama parası. Yeni bir işi finanse etmek için bir risk girişimcisi tarafından sağlanan başlangıç parası (finans). (ingiliz ingilizcesi) bir işin veya bir projenin kurulmasını ve gelişmesini sağlayan veya bunun için gereken para. Başlangıç desteği.

Seed drill : Tohumeker. Mibzer. Tohum ekme aleti. Tohum mibzeri.

Seed leaf : Kotiledon. Tohumdan ilk çıkan yaprak. Çenek.

Seed corn : Tohumluk mısır. Tohumluk buğday (ingiliz ingilizcesi). Tohumluk mısır (amerikan ingilizcesi).

Seed cleaner : Tohum temizleme aleti. Temizleme makinesi.

İngilizce Seed Türkçe anlamı, Seed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cions : Oğul. Soy. Fidan. Torunlar. Filiz.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Impregnating : İçirmek. Emdirmek. Hamile bırakmak. Aşılamak.

Kernel : Çekirdek içi. Öz. Çekirdek. Tahıl tanesi. Tane. İç. Ruh. Evin. Esas.

Impregnates : İçirmek. Aşılamak. Gebe bırakmak. İyice ıslatmak. Doyurmak. Hamile bırakmak. Emdirmek. Emprenye etmek.

Drills : Delik açmak. Çalıştırmak. Matkapla delmek. Sondaj yapmak. Matkap. Delmek. Kuyu açmak. Matkap uçları. Talim yapmak.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Semens : Sperma. Bel.

Extraction : Nesil. Kare kök alma. Çekip çıkarma, çıkarma, özütleme. yem maddesindeki yağın organik çözücüler yardımıyla çıkarılması. Çıkartma. Sıvıdan özütleme. Bir çözücü içinde çözünen katı ya da sıvıdan bir maddenin çıkarılması. ekstraksiyon. Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi. Alma. Özütleme.

Central : Özeksel. Baş. Orta. Merkezde olan. Belli başlı. Temel. Merkezsel. Telefon santralı. Uygun.

Seed synonyms : job's tears, mexican jumping bean, edible seed, babassu nut, nicker seed, ivory nut, apple nut, vegetable ivory, nicker nut, jumping bean, safflower seed, neem seed, coquilla nut, ash key, jumping seed, bonduc nut, cohune nut, pip, oil rich seed, progeniture, fruit, snots, germinal, inseminating, ovule, basilary, cumshot, ova, stone, chapter and verse, spunks, snot, buckeye.

Seed ingilizce tanımı, definition of Seed

Seed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A currant seed. By germination it produces a new plant. To sprinkle with seed. To sow seed. To plant seeds in. As, to seed a field. As, an apple seed. A ripened ovule, consisting of an embryo with one or more integuments, or coverings. To sow.