Glasswool türkçesi Glasswool nedir

Glasswool ingilizcede ne demek, Glasswool nerede nasıl kullanılır?

Glasswork : Zücaciye. Cam işi. Cam fabrikası. Cam eşya. Cam yapımı. Camcılık.

Glassworker : Camcı. Cam ile çalışan kimse. Cam işçisi.

Glassworks : Cam süs eşyaları. Cam fabrikası.

Glasswort : Deniz börülcesi. Bir tür tuzlu bataklık bitkisi. Dikenli yaprakları olan çalımsı bir bitki.

Glassware : Cam eşya. Cıncık. Camdan yapılmış şeyler. Cam eşyalar. Züccaciye. Zücaciye.

Glass blower : Şişe yapımcısı. Cam yapımcısı. Bir boru aracılığı ile ısıtılmış cam kitlesine hava üfleyerek cam eşya yapan zanaatkar veya usta.

Glass a picture : Resmi cam ile donatmak. Resmin üzerine cam koymak.

Glasswasher : Bardak yıkayıcı.

Glass box : Cam kutu.

Glass blowing : Boru aracılığı ile erimiş cam küresi içine hava üfleyerek cam eşya şekillendirme yöntemi. Cam üfleme işlemi. Cam üfleme. Şişe yapımı.

İngilizce Glasswool Türkçe anlamı, Glasswool eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glasswool ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glass wool : Cam pamuğu. Cam liflerinden yapılmış ses geçirmez madde. Cam elyafı. Campamuğu. Camyünü. Rulopan.

Nonconductor : Yalıtkan. Yalıtkan madde. Belirli enerji şekillerini iletmeyen. Belli bir sıcaklığa dek ısı, elektrik, ses vb. biçimlerde erkeyi iletmeyen (özdek). anlamdaş içyükül. Geçirmez. İletken olmayan. İletmez. İletken olmayan madde.

 

Insulator : İzolatör. Yalıtkan madde. Yalıtım işçisi. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Yalıtkan. Yalıtaç. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. Kalorifer. Fincan.

Fiberglass : Lifcam. Cam tülü. Fiberglas. Bkz.fibreglass. Cam lifi. Camyünü. Cam elyafı.

Shrub : Ağaççık. Alkollü meyve şurubu. Bodur ağaç. Funda. Çepel. Şurup. Çalı. Şarap. Ağaçsı.

Bush : Purinçina. Fidan. Gür saç. Rakor. Zıvana. Kaplamak. Çepel. Çalılık arazi. Çalıya benzer şey. Çalıyla örtmek.

Kali : Yakıldığı zaman nötr sodyum karbonat veren bir bitki. Salikorn.

Filter : Filtreleme yapmak. Sokulmak. Süzerek ayırmak. Süzülmek. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Süzgeç. Filtre etmek. Filtreden geçirmek. Ayırıp kenara koymak. Akışkan olan sıvı veya gazı süzmeye yarayan gözenekli madde, filtre.

Fibreglass : Cam tülü. Cam lifi. Camyünü. Fiberglas. Cam elyafı. Lifcam.

Saltwort : Çorak. Deniz kenarlarında bulunan ve dikenli yapraklı ve küçük çiçekli yabani oy ailesine mensup bitki.

Glasswool synonyms : salsola kali, salsola soda, kelpwort, barilla, dielectric.

 

Glasswool zıt anlamlı kelimeler, Glasswool kelime anlamı

Conductor : Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rehber. Şef (orkestra veya koro için). Elektrik akmının ve ısıl erkenin akabileceği düşük dirençli uçun, sıvı ya da katı özdek. Isı, elektrik gibi erke türlerini ileten ortam. Konduktor. İletken madde. Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse. Önder. Kondüktör.