Gloomier türkçesi Gloomier nedir

Gloomier ingilizcede ne demek, Gloomier nerede nasıl kullanılır?

Gloomiest : Hüzünlü. Karanlık. Sıkıcı. Kuruntulu. Loş. İç karartıcı. Ümitsiz. Kasavetli. Kara. Hüzün verici.

Gloomily : Üzüntülü bir şekilde. Umutsuz bir şekilde. Kasvetli bir biçimde. Kasvetli bir şekilde. Morali bozulmuş bir şekilde. Keyifsiz bir şekilde. Belirsiz bir şekilde. Esrarengiz bir biçimde. Hüzünlü bir şekilde.

Gloominess : Loşluk. Sıkıntı. Kapanıklık. Keder. Hüzün. Sıkıntılılık. Karanlık. Ölecek şekilde. Kasvet.

Glooming : Kasvet. Gam. Loşluk. Belirsizlik. Karanlık. Karartmak. Kederlendirmek. Yeis. Kararma.

Gloomings : Karanlık. Kederlendirmek. Karartmak. Kasvet. Yeis. Gam. Loşluk. Belirsizlik. Kararma.

Igloos : İglu. Eskimo tipi cephanelik. Eskimo kulübesi. Kubbe biçiminde cephanelik. Eskimo evi. Kubbe cephanelik. Kar ve buzdan eskimo evi. İglo.

With gloom : Sıkıntılı olarak. Hüzünlü bir şekilde. Üzgünce. Kasvetli bir şekilde.

Gloomy : Kasvetli. Hüzünlü. Sıkıcı. Karanlık. Kuruntulu. Loş. Umutsuz. Kasavetli. Kara. Hüzün verici.

Be gloomy : Hüzünlü olmak.

Gloomful : Aşırı derece karanlık. Çok koyu.

İngilizce Gloomier Türkçe anlamı, Gloomier eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gloomier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hypochondriacs : Hastalık hastası kimse. Evhamlı. Hastalık hastası. Hipokondriyak. Kendine çok düşkün olan.

Despondent : Morali bozuk. Meyus. Umutsuzluğa kapılmış. Ümitsizliğe kapılmış.

Land : Memleket. Kişisel arazi. Kıyıya çıkmak. Karaya çıkmak. İniş yapmak. Toprak. Yere inmek. Karaya indirmek. Vatan. Karaya ayak basmak.

Dolesome : Neşesiz. Kederli.

Cut and dried : Eski. Yavan. Hazır. Önceden planlanmış. Bayat. Sıradan.

Dusk : Yarı karanlık. Kasvetli yer. Gün kararması. Kasvet. Gün battıktan sonra havada kalan aydınlığın yavaş yavaş azalması. Alaca karanlık. Az karanlık. Alacakaranlık. Akşam karanlığı.

Blocker : Blok oyuncusu. Tutucu. Engelleyici. Önleyen şey. Bloke eden şey. Tutan şey. Blokör. Bloke edici. Blok yapan oyuncu. Önleyici.

Deflated : Kederli. Düşürmek. Azaltılmış. Söndürmek. Burnunu sürtmek. Yükselişe müdahele etmek. Gururunu kırmak. İnik. Sönük.

Dim : Sönük. Işıkların parlaklık derecesini yavaş yavaş azaltmak. Bulanmak. Loşlaşmak. Bulanık. Donuk. Azaltmak. Loşlaştırmak. Selektör yapmak.

Neurotics : Nevrozlu. Sinir hastası. Nörotik. Nevrozla ilgili. Evhamlı. Sinirsel. Safkan. Nevrotik kimse. Sinirlere tesir eden ilaç.

Gloomier synonyms : downcasts, mopey, down in the dumps, cheerless, baldest, darkness, boeotian, dismal, mopy, dolefuller, benightedness, bluer, black, bovine, depressing, dreary, bleakest, hallucinatory, blackest, blockish, dark, as dark as pitch, hypochondriac, atrabilious, futureless, comfortless, balder, distrustful, forlorn, brume, blander, dusks, dusking.

 

Gloomier zıt anlamlı kelimeler, Gloomier kelime anlamı

Light : İnmek. Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Aydınlık. Hafif. Işımak. Aydınlatmak. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Işık tutmak. Yanmak.