Glumness türkçesi Glumness nedir

Glumness ingilizcede ne demek, Glumness nerede nasıl kullanılır?

Glum : Kasvet veren. Asık suratlı. Hüzünlü. Somurtkan. Morali bozuk. Abus. Üzgün. Suratsız.

Glumaceous : Başak kabukları olan. Kavuzlu. Zarflı. Kavuzlardan oluşan.

Glume : Kavuz. Başak kabuğu. Buğdaygillerin başaklarında, başakçıkların tabanında bulunan ve çiçekleri saran alt gluma ve üst glumadan oluşan örtü pulu. glume. Başak abuğu. Dış kavuz.

Glumella : Buğdaygillerin başağında bulunan tek bir çiçeği saran, alt glumella (lemma) ve üst glumelladan (palea) oluşan örtü pulu. İç kavuz.

Glumly : Somurtkan bir biçimde. Somurtkan bir halde. Umutsuz bir şekilde. Kasvetli bir şekilde. Üzüntülü bir şekilde.

Glummest : Hüzünlü. Somurtkan. Abus. Üzgün. Suratsız. Kasvet veren. Asık suratlı.

Meglumine antimonate : Leishmania tropica’ nın neden olduğu deri hastalığın tedavisinde kullanılan bir ilaç. Meglumin antimonat.

Glummer : Asık suratlı. Suratsız. Üzgün. Hüzünlü. Abus. Kasvet veren. Somurtkan.

İngilizce Glumness Türkçe anlamı, Glumness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glumness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gloomed : Karartmak. Yeis. Gam. Kararma. Kederlendirmek. Belirsizlik. Loşluk. Karanlık.

 

Depression : Ekonominin tam çalışma düzeyi altında dengede bulunuşu, (işsizlik, eder düşüklükleri, yapım öğelerinin ulusal gelirden aldığı payların azalması gibi sakıncalar doğurur). Alçak basınç alanı. Çöküntü. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı. Buhran. Kasavet. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Çukur. Bunalım.

Despond : Keder. Moral bozukluğu. Ümidini kesmek. Cesaretini kaybetmek. Umut kesmek. Umutsuzluğa düşmek. Morali bozulmak.

Gloominess : Kapanıklık. Karanlık. Keder. Sıkıntılılık. Loşluk. Sıkıntı. Ölecek şekilde. Hüzün.

Ambience : Atmosfer. Çevre. Bir yerin havası. Hava. Çevresel özellik. Ambians. Muhit. Ortam. Ambiyans.

Burdensomeness : Acıklı olma durumu. Terslik. Problem veya külfet olma durumu. Ağırlık.

Grumpiness : Aksiliği tutmuş. Hırçınlığı üstünde. Terslik.

Despairs : Ümitsizlik. Ümitsizliğe düşmek. Umudunu kesmek. Çaresizlik. Ümidini yitirmek. Umutsuzluğa düşmek. Umudu kesmek. Ümidini yitirme. Umudunu yitirmek.

The depression : 1930'larda abd'de yaşanan büyük ekonomik kriz (29 ekim 1929'da büyük borsa çöküşünün yol açtığı). Durgunluk. Bunalım. Büyük buhran. Bastırma. Kasavet. Çöküntü. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Alçak basınç alanı.

Glumness synonyms : vinegariness, despondencies, dismay, depressions, grouchiness, bareness, demoralisation, blah, ambiance, desolateness, vinegarishness, moodiness, nakedness, sulkiness, broken spirits, sourness, crabbiness, gloom, crustiness, desponded, broken spirit, despair, bleakness, desperateness, cloud, sulk, sulked, atmosphere, dejectedness, downer, dusking, surliness, desperation.

Glumness ingilizce tanımı, definition of Glumness

Glumness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sullenness. Moodiness.