Depression türkçesi Depression nedir

  • Sensomotorik duyarlılığın azalması.
  • İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama.
  • Durgunluk.
  • Coğrafya, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Dermansızlık.
  • Ekonominin tam çalışma düzeyi altında dengede bulunuşu, (işsizlik, eder düşüklükleri, yapım öğelerinin ulusal gelirden aldığı payların azalması gibi sakıncalar doğurur).
  • Kasavet.
  • Bunalım.
  • Buhran.
  • Ekonomik daralma.
  • Alçak basınç alanı.
  • Değerini düşürme.
  • Çökme.
  • Sensomotorik duyarlılığın azalmasının en hafif biçimi, ruhsal veya bedensel düşkünlük durumu, genel davranışların hafif derecede azalması, sensomotorik duyarlılığın azalması.
  • Çöküntü.
  • Çökkünlük.
  • Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü.
  • Daralma.
  • Çukur.
  • Çöküntü alanı.
  • Karalar üzerinde çevresi yüksekliklerle kapalı, tabanı kimi kez deniz yüzeyinden de aşağı inebilen yer biçimi, bk. çökme.
  • Bastırma.
  • Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı.
  • Kasvet.
  • Depresyon.

Depression ile ilgili cümleler

 

English: During the Depression in the 1930's, many wealthy people lost everything in the stock market crash.
Turkish: 1930'lardaki kriz sırasında, çok sayıda zengin insan borsanın iflasında her şeyini kaybetti.

English: In spite of the depression, the prices of commodities are still high.
Turkish: Ekonomik durgunluğa karşın, ticari ürün fiyatları hala yüksek.

English: Jale is showing signs of severe depression.
Turkish: Jale şiddetli depresyon belirtileri gösteriyor.

English: I suffer from depression during the winter.
Turkish: Kış boyunca depresyona girerim.

English: After her death, he sunk into depression.
Turkish: Onun ölümünden sonra, o depresyona girdi.

Depression ingilizcede ne demek, Depression nerede nasıl kullanılır?

Depression fracture : Yüz ve kafatasının yassı kemiklerinde, kemik parçasının içeriye doğru çökmesiyle oluşan kemik kırığı, depresyon kırığı. beyin dokusunda enfeksiyonlara, kanama ve hematom oluşumuna öncülük edebilir. Çöküntü kırığı. Depresyon kırığı.

Depression of the freezing point : Donma noktası alçalımı.

Agitated depression : Çırpınma nöbeti. Heyecanlı depresyon.

Angle of depression : Tazyik açısı. Alçalış açısı.

Axiale depression : Bir kemer ekseninin alçalmış olan kesimleri. Eksen alçalması.

Frreezing point depression : Çözeltilerin donma noktalarının, içerdikleri çözünenin derişimine bağlı olarak, arı çözücünün donma noktasından aşağı düşmesi. Donma noktası düşmesi.

Came out of his depression : Neşelenme. Melankolisinden kurtulma.

Economic depression : İktisadi buhran. Finansal ve ticari durumda çökme. İktisadi bunalım. Ekonomik kriz. Ekonomik depresyon. Ekonomik çöküntü. Ekonomik buhran.

 

Deep depression : Ağır depresyon.

Manic depression : Manik depresyon. Manik depresif bozukluk. Manik depresiflik.

İngilizce Depression Türkçe anlamı, Depression eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depression ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shrinkage : Değeri düşme. Kıymetten düşme. Küçülme. Çekilme payı. Büzülme. Büzüşme. Malların saklanması veya taşınması sırasında, kuruma, dökülme, bozulma gibi nedenlerle ortaya çıkan eksilme veya ağırlık kaybı. üretim sürecinde kullanılan hammaddelerin teknik özellikleri ve kullanış biçimlerine göre toz ve ufak parçalar biçiminde ya da buharlaşma yoluyla yok olması. Çekme (kumaşta). İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fire.

Dibhole : (madencilik) kuyu. Karter.

Froissement : Güçlü bölümde yakalanan karşı savut namlusunun tümünü etkileyen ve yön değiştirecek ya da elden çıkaracak denli güçle, birden yapılan bir baskı eylemi.

Mental condition : Akli denge durumu. Akli durum.

Despondence : Ümitsizlik. Umutsuzluk. Melankoli.

Sink : Eriyebilen kayaçların bulunduğu yerlerde, kimyasal aşınma ile ya da yeraltı inlerinin çökmesiyle oluşan çanak biçiminde basıklıklar ya da dik kenarlı çukurlar. (tava, koyak, kokurdan, düden, obruç olarak da adlandırılır.). Suya batmak. Güçten kesilmek. Basmak. Kafasına girmek. Azalmak. Alçalmak. Fenalaşmak. Musluk taşı. Gömülmek.

Mental state : Akli durum. Psikolojik durum. Ruh hali.

Burdensomeness : Acıklı olma durumu. Terslik. Problem veya külfet olma durumu. Ağırlık.

Valley : Karalarda, akarsu aşındırmasıyle biçimini almış, bir yöne doğru eğimli uzunluğuna çukurluk. Çatı oluğu. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Vadi. Köşe dikmesi. Dalgalar arasındaki çukur. Kadınlarda iki göğsün ortası. İçinde akarsu yataklarının bulunduğu, üç yanından kapalı, ancak ağız yanı açık, tabanı, yamaçlarıyla yerine ve eskiliğine göre türlü biçimleri olan dar, uzun yüzey. Dere.

Shrinkages : Çekme payı. Ençekme. Çekme. Büzüşme. Küçülme. Değeri düşme. Çapçekme. Çekilme payı. Kıymetten düşme.

Depression synonyms : low spirits, natural depression, psychological condition, oceanic abyss, psychological state, debility, desolation, coved, languors, emergency, precipitations, glooming, blue devils, shrinking, deposits, deep, crisis, low pressure area, crater, exhaustion, anergy, lowland, constringency, atonies, backwater, bed, concaves, broken spirit, megrims, compressions, hollow, constriction, debacle.

Depression zıt anlamlı kelimeler, Depression kelime anlamı

High : Direnmek. Öfkelenmek. Yüksek. Uçma. Rekor. Pikap. Yüksek basınçlı bölge. Kabarmak. Lise.

Elation : Sevinç. Haz. Gurur. Coşku. Elasyon. Mutluluk. Kıvanç.

Natural elevation : Doğal yükseklik.

Depression antonyms : highland.

Depression ingilizce tanımı, definition of Depression

Depression kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of depressing.