Despondence türkçesi Despondence nedir

Despondence ingilizcede ne demek, Despondence nerede nasıl kullanılır?

Despondencies : Umutsuzluk. Moral bozukluğu. Melankoli. Ümitsizlik. Bunalım.

Despondency : Ümitsizlik. Melankoli. Moral bozukluğu. Umutsuzluk. Bunalım.

Despondent : Meyus. Ümitsizliğe kapılmış. Umutsuz. Ümitsiz. Morali bozuk. Umutsuzluğa kapılmış.

Despondently : Ümidi kesilmiş olarak. Ümitsizce. Umutsuzca. Kasvetli bir şekilde. Umutsuzlukla. Bunalımlı bir şekilde. Melankolik bir şekilde. Morali bozuk bir şekilde.

Desponded : Umut kesmek. Moral bozukluğu. Keder. Umutsuzluk. Cesaretini kaybetmek. Ümidini kesmek. Morali bozulmak.

Despond : Ümidini kesmek. Cesaretini kaybetmek. Umutsuzluk. Umutsuzluğa düşmek. Umut kesmek. Moral bozukluğu. Keder. Morali bozulmak.

Despondingly : Morali bozuk bir şekilde. Bunalımlı bir şekilde. Umutsuzlukla. Melankolik bir şekilde. Ümitsizce. Kasvetli bir şekilde.

Desponds : Ümidini kesmek. Umutsuzluk. Umut kesmek. Keder. Cesaretini kaybetmek. Moral bozukluğu. Morali bozulmak.

Slough of despond : Karamsarlık. Derin depresyon. Umutsuzluk. Çaresizlik.

Desponding : Ümidini kesmek. Morali bozulmak. Morali bozuk. Umutsuz. Cesaretini kaybetmek.

İngilizce Despondence Türkçe anlamı, Despondence eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Despondence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wistfulness : Arzululuk. Heveslilik. Efkar. Hüzün. Hayalci özlem (özellikle de geçmişteki bir kişi veya şeye karşı). İsteklilik. Özlemlilik. Hasretlilik.

Desperateness : Gözükaralık. Çaresizlik. Korkunçluk.

Self despair : Düşüncesizlik. Umudunu kesme.

Broken spirit : İstek veya ümit kaybı.

Desperation : Umarsızlık. Ümitsizlikten ileri gelen dengesizlik. Gözü dönmüşlük. Her şeyi göze alma. Çaresizlik.

Despond : Keder. Umutsuzluğa düşmek. Moral bozukluğu. Cesaretini kaybetmek. Morali bozulmak. Umut kesmek. Ümidini kesmek.

Broken spirits : İstek veya ümit kaybı.

Melancholy : Melankolik. Kasvet. Hüzünlü. Karasevda. Karasevdalı. Karaduygu. Hüzün. Efkar.

Depressions : Çöküntü. Kasvet. Daralma. Buhran. Değerini düşürme. Bunalımlar. Çökme. Bastırma.

Sinkhole : Ponor. Subatan. Su toplanan alçak yer. Çöküntü. Obruk.

Despondence synonyms : demoralisation, melancholies, crises, hopelessness, heartsickness, bleakness, dumps, vapours, the blahs, despair, blah, vapors, downer, megrims, dejectedness, depression, desponds, glumness, desponded, dreariness, dismay, juncture, disheartenment, melancholia, desolateness, despondency, disconsolateness, dismalness, disconsolation, liverishness, hypochondria, despondencies, dismays.

Despondence ingilizce tanımı, definition of Despondence

Despondence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Despondency.