Desperation türkçesi Desperation nedir

Desperation ile ilgili cümleler

English: You could hear the desperation in Jale's voice.
Turkish: Jale'nin sesindeki umutsuzluğu duyabilirsiniz.

English: Tom had a look of desperation on his face.
Turkish: Tom'un yüzünde bir çaresizlik görüntüsü vardı.

English: Even though she was trying to hide it, I could hear desperation in Mary's voice.
Turkish: Her ne kadar gizlemeye çalışsa da, Meryem'in sesindeki çaresizliği duyabiliyordum.

English: We arrived at that plan out of pure desperation, but the book sold well.
Turkish: Umutsuzluktan dolayı o plana vardık fakat kitap iyi sattı.

Desperation ingilizcede ne demek, Desperation nerede nasıl kullanılır?

Drive to desperation : Çaresizliğe düşürmek. Ümitsizliğe sevketmek. Ümitsizliğe sürüklemek.

Desperate : Dehşetli. Korkunç. Çaresizliğe kapılmış. Her şeyi göze alabilen. Aşırı. Her şeyi göze almış. Çaresiz. Umutsuz. Ümitsiz. Azgın.

Desperate condition : Umutsuz durum. Çaresiz durum. Ümitsiz durum.

Desperate criminal : Gözü dönmüş cani. Saldırgan suçlu. Tehlikeli suçlu.

Desperate measure : Aşırı önlem.

Desperately in love : Karasevdalı.

 

Becoming desperate : Ümidini yitirme. Umutsuzlaşma. Umutsuz hale gelme. Çaresiz kalma.

Be at a desperate pass : Zor durumda olmak. Durumu vahim olmak.

A desperate situation : Vahim bir durum.

Desperate remedy : Son çare.

İngilizce Desperation Türkçe anlamı, Desperation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Desperation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slough of despond : Karamsarlık. Derin depresyon.

Self despair : Düşüncesizlik. Umudunu kesme.

Demoralisation : Moral bozukluğu. Demoralizasyon. Maneviyat bozukluğu (demoralization olarak da yazılır). Ahlak bozulması. Ahlakı bozulma. Moral bozulması. Cesaretini kırma. Ahlak bozukluğu. Maneviyatı bozulma.

Despondency : Melankoli. Bunalım. Moral bozukluğu.

Hopelessness : Yeis.

Desperateness : Gözükaralık. Korkunçluk.

Impuissance : Kuvvetsizlik. Kudretsizlik. Acizlik. Güçsüzlük. Zayıflık.

Anomie : Dışlanmışlık. Anomi. Sosyal yapının çökmesi (sosyoloji). Kuralsızlık.

Despairs : Umudu kesmek. Ümitsizliğe düşmek. Ümidini yitirmek. Umudunu yitirmek. Umutsuzluğa düşmek. Ümidini yitirme. Umudunu kesmek.

Desperation synonyms : disheartenment, desponded, desolateness, status, recklessness, insolubility, disconsolation, despondencies, despondence, disconsolateness, rashness, foolhardiness, helplessness, despond, insolubilities, desponds, condition, incurability, inevitableness, dismay, inevitability, irreparableness, inevitabilities, blah, irremediableness, ravenousness, lack of means, bleakness, despair, nakedness, demoralization.

Desperation ingilizce tanımı, definition of Desperation

Desperation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of despairing or becoming desperate. A giving up of hope.