Bunalım nedir, Bunalım ne demek

  • Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz.
  • Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz.
  • Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon.
  • Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz
  • Çöküntü.

"Bunalım" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ancak bütün dünyada bir bunalım içinde bulunan opera, bizde haydi haydi bocalamaktadır." - M. And
  • "Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı?" - A. İlhan
  • "Atlattığı kriz, geç gelen bir büluğ çağı bunalımından başka bir şey değildi." - E. Şafak

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Sermaye ve gelir kayıplarına yol açan ve iktisadi bütünlüğün her düzeyinde etkisi olan politik, ideolojik ve iktisadi tüm değerleri bozan bir rahatsızlık.

İktisadi çevrimdeki genişleme ve sürekli bir ilerleme döneminden sonra uzun ya da kısa daralma evresine geçerek yön değiştirme.

Sosyoloji'deki anlamı:

Olayların alışılmış ya da beklenen sırasında görülen herhangi bir bozulma.

Alışkanlık ya da ölçülerin değişen koşullara uygun düşmemesi sonucu bireyin, toplumsal kümenin ya da toplumun, yeni koşullara uygun alışkanlıklar, ölçüler oluşturması zorunluluğunun ortaya çıkması.

 

Bilimsel terim anlamı:

Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı.

İngilizce'de Bunalım ne demek? Bunalım ingilizcesi nedir?:

crisis, depression

Almanca'da Bunalım ne demek?:

krise

Fransızca'da Bunalım ne demek?:

crise

Bunalım anlamı, tanımı:

Bunalım geçirmek : Herhangi bir sebeple oluşan bunalımı, bozgunu yaşamak.

Bunalıma girmek : Ruhsal bakımdan gerginlik veya sıkıntı içine girmek.

Toplumsal bunalım : Toplumun genel olarak içinde bulunduğu sıkıntılı durum.

Bunalımlı : Gerginlik, sıkıntı veren, gerginliği olan.

Doğal : Yapmacık olmayan. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Doğada olan, doğada bulunan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Katıksız, saf.

Süreç : Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses.

Aykırılık : Aykırı olma durumu, mugayeret, muhaliflik, muhalefet, tehalüf.

Bunluk : Bunalım, sıkıntı.

Buhran : Bunalım, bunluk, kriz.

Kriz : Çöküntü. Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk, akse. Bir şeyin çok kıt bulunması durumu. Bir kimsenin yaşamında görülen ruhsal bunalım. Bir ülkede veya ülkeler arasında, toplumun veya bir kuruluşun yaşamında görülen güç dönem, bunalım, buhran. Bir şeye duyulan ani ve aşırı istek.

 

Tehlikeli : Tehlikesi olan, korkulu, muhataralı.

Çöküntü : Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Suyun dibine çöken şeyler.

Bunalıma girmek : ruhsal bakımdan gerginlik veya sıkıntı içine girmek. İlgili cümle: "“İşsiz kaldıklarında bunalıma giriyorlar, bu nedenle açılmış özel rehabilitasyon kurslarına devam ediyorlar.”" S. Erez.

Bunalımlar denizi : Ay yüzeyindeki düzlüklerden birinin adı.

Bunalımsız : Gerginlik, sıkıntı vermeyen, gerginliği olmayan.

Bunalım ile ilgili Cümleler

  • Meryem Mustafa yüzünden bunalıma girdi.
  • O bazen bunalıma girer.
  • Seni bunalımlı yapan ne?
  • Seni ne bunalımlı yapıyor?
  • Ali biraz bunalımlı.
  • Ben gerçekten bunalımlıyım.
  • Ali bunalımlıydı.
  • Bunalımlı olduğum zaman her zaman abur cubur yerim.

Diğer dillerde Bunalım anlamı nedir?

İngilizce'de Bunalım ne demek? : n. blues, depression, melancholy, down, megrims, state of depression, crisis, dismay, moody, shock

Fransızca'da Bunalım : dépression [la], anxiété [la], crise [la]

Almanca'da Bunalım : n. Krise, Krisis