Dibhole türkçesi Dibhole nedir

  • Karter.
  • Çukur.
  • (madencilik) kuyu.

Dibhole ingilizcede ne demek, Dibhole nerede nasıl kullanılır?

Dib : Aşık oyunu. Aşık kemiği.

Dibasic : İki bazlı. İki esası olan. Çift bazlı. İki hidrojen atomlu ve iki tuz oluşturan. Dibazik.

Dibasic acid : Çift bazlı asit. Dibazik asit.

Dibasic acids : İki bazlı asitler.

Dibber : Çukur açıcı. Fide kazığı.

Dibbling : Tohum ekme. Fide kazığı ile tohum ekmek. Fidan dikimi. Fidan dikmek.

Dibbled : Polis memuru. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Fidan dikmek. Fide kazığı ile tohum ekmek. Plantuvar.

Dibenzyl : Dibenzil.

Dibbler : Fide kazığı. Dikeleç.

Dibucaine : Dubikain. Lokal anestezik olarak kullanılan kimyasal bir bileşik. Lokal anastezik olarak kullanılan kimyasal. Dibukain. Lokal uyuşturucu olarak kullanılan bir kimyasal bileşim.

İngilizce Dibhole Türkçe anlamı, Dibhole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dibhole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dished : Bombeli. Tabak şeklinde. Ortası çukur. İşi bitmiş. Çanaklanmış. Konkav. Çökük. Bozuk. İçbükey.

Dented : Yüzeyinde çukurları olan. Çukurlu. Dişli. Çökük. Bereli.

Magnetic dipole : Manyetik dipol. Mıknatıssal ikiucaylı.

Sump : Kazıya başlamadan önce kazılan tünel. Drenaj kuyusu. Lağım çukuru. Akıntı deposu. Toplama çukuru. Yağ karteli. Alt karter. Hazne. Su çukuru. Çamur kollektörü.

 

Dipole antenna : Dipol anteni. Çift kutuplu  anten. Dipol anten.

Antenna : Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Akımmıknatıssal dalgalara kaynaklık eden, çoğu kez bir elektriksel titreşim çevriminin beslediği iletken tel. Alıcı uyarga. Çeşitli eklem bacaklıların başlarında bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı, duyarga. Sırgavıl. Duyarga. Akımmıknatıssal dalgalann algılanmasında kullanılan, çoğu iki ucu yalıtılmış iletken tel ile doğrultucu gereçten oluşan düzenek. Anten. Araba anteni. Uyarga.

Dent : Çökertmek. Göçük. Girinti. Çökme. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Göçmek. Yamultmak. Tasarımlamak. Berelemek.

Cavities : Delik. Boşluk. Kovuk. Oyuk. Çürük.

Sumps : Yağ karteli. Yağ teknesi. Maden ocağı su kuyusu. Kazıya başlamadan önce kazılan tünel. Lağım çukuru. Çamur kollektörü. Pompa grubu. Su çukuru. Akıntı deposu.

Dimple : Çene çukuru. Gamzesini göstermek. Gamze. Gamzesi çıkmak. Çukur oluşturmak. Yanak. Çukurlaşmak. Dimfle.

Dibhole synonyms : transmitting aerial, electric doublet, depression, crankcase, cavity, electric dipole, crankcases, coved, couple, cleft, aerial, acetabular, concave, concaves, dimples, crater, oil pan, deep set.