Dibbler türkçesi Dibbler nedir

  • Dikeleç.
  • Fide kazığı.

Dibbler ingilizcede ne demek, Dibbler nerede nasıl kullanılır?

Dibblers : Fide kazığı. Dikeleç.

Dibble : Plantuvar. Fidan dikmek. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Fide kazığı ile tohum ekmek. Polis memuru.

Dibbled : Polis memuru. Fidan dikmek. Plantuvar. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Fide kazığı ile tohum ekmek.

Dibbles : Plantuvar. Fidan dikmek. Fide kazığı ile tohum ekmek. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Polis memuru.

Dibbling : Tohum ekme. Fidan dikimi. Fide kazığı ile tohum ekmek. Fidan dikmek.

Dibucaine : Lokal anastezik olarak kullanılan kimyasal. Dubikain. Dibukain. Lokal uyuşturucu olarak kullanılan bir kimyasal bileşim. Lokal anestezik olarak kullanılan kimyasal bir bileşik.

Dibs : Hak. Ufak para. Parça. Beştaş.

Dibber : Fide kazığı. Çukur açıcı.

Dibhole : Karter. (madencilik) kuyu. Çukur.

Dib : Aşık oyunu. Aşık kemiği.

İngilizce Dibbler Türkçe anlamı, Dibbler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dibbler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Souse : Suya bastırmak. Suyun içine batırmak. Suya daldırmak. Tuzlamak. Sırılsıklam etmek. Su dökmek. Islatmak. Tuzlu suya bastırmak. Salamuraya bastırmak. Salamura.

Filter : Süzerek ayırmak. Süzgeç. Akışkan içindeki yabancı maddeleri ayıran süzgeç. Filtre etmek. Filtre. Süzmek. Bir karışımdan istenmeyen birleşenleri ayıran gereç. sıklığı, belirli bir sıklık kuşağında bulunan akımları geçirmek içindüzenlemiş elektriksel ağ. Ancak belli dalgaboyu aralığındaki ışığı geçiren, renkli cam özelliğindeki saydam levha; renk süzgeci. Süzek. Filtreden süzmek.

 

Plunge : Dalış. Düşmek. Fırlamak. Dalma. Sokmak. Saplamak. Atılmak. Dalmak. Batırmak. Darmadağın edilmek.

Flow : Yükselmek (deniz). Süzülmek. Met halinde olmak. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Dökülmek (elbise veya kumaş vb belirli bir şekilde). Debi. Dolaşmak. Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı. Akıcı olmak. Akmak.

Feed : Gereksinimlerini sağlamak. Geçindirmek. Yemek yedirmek. Yiyecek vermek. Bir sürece gönderilen ham özdek. Bakmak. Hayvanlar tarafından tüketilen ve hayvanların yaşama ve verim gereksinimlerini enerji ve/veya besin maddeleri yönünden karşılamak amacıyla belli sınır ve koşullarda yedirildiği zaman sağlığına zararlı olmayan, yararlanılabilir durumdaki organik ve/veya inorganik besin maddelerinin bir veya birkaçını kapsayan, bitkisel veya hayvansal kökenli veya doğada serbest olarak bulunan maddeler. Doyurmak. Beslenmek. Yiyecek.

Douse : Suya daldırmak. Islatmak. Batırmak. Lumbarı kapamak. Dulamak. Suya sokmak. Sulamak. Söndürmek. Daldırmak. Üzerine su serpmek.

Trickle : Azar azar gelmek. Damlamak. Akmak. Akıtmak (az az). Yuvarlanmak (top vb). Damla damla akıtmak. Yuvarlanmak (top). Süzülmek. Damla damla akmak. Damlatmak.

Leach : Boğata suyu. Sızmak. Süzmek filtreden geçirmek. Filtre etme. Yıkama. Yıkayarak arıtmak. Filtre etmek. Filtre. Nüfuz etmek. Süzmek.

 

Dibber : Çukur açıcı.

Dibbler synonyms : dibblers, dibbers, run, dip, dunk, percolate, course.

Dibbler zıt anlamlı kelimeler, Dibbler kelime anlamı

Diving duck : Dalgıç ördek. Ördek türü.

Bare : Açığa çıkartmak. Açık. Gözle görülür hale getirmek. Soymak. Yalın. Süssüz. Açığa vurmak. Açmak. Tamtakır. Boş.

Dibbler ingilizce tanımı, definition of Dibbler

Dibbler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, dibbles, or makes holes in the ground for seed.