Dented türkçesi Dented nedir

Dented ile ilgili cümleler

English: The situation this year is unprecedented.
Turkish: Bu yıl durum eşi görülmemiş.

English: Unprecedented ways should be tried.
Turkish: Görülmemiş yollar denenmeli.

English: This is an unprecedented gesture.
Turkish: Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.

Dented ingilizcede ne demek, Dented nerede nasıl kullanılır?

Indented : Dişlenmiş. Girintili yazılmış. Kalıp ile basılmış. Girintili (yazılmış). Girintili. Dişli. Senetli. İçerlek. Girintili çıkıntılı.

Indented list : Girintili yazılmış liste. Girintili liste.

Indented paragraph : İçerlek paragraf. Girintili paragraf. Paragraf başı. Girintili yazılmış paragraf. Başı girintili yazılmış paragraf.

Irregular indented coast : Dışgüçlerle yeterince işlenmemiş, asal durumu bozulmamış genç bir kıyı türü. Girintili çıkıntılı kıyı.

Precedented : Örneğine rastlanmış. Benzeri yaşanmış. Eşi görülmüş.

Unprecedented incident : Tahmin edilmeyen olay. Beklenmedik olay. Beklenmeyen olay. Daha önce hiç olmamış türde gelişme.

Unprecedented success : Tahmin edilmeyen başarı. Daha önce hiç görülmemiş başarı. Olağanüstü ve eşsiz başarı. Beklenmeyen başarı. Görülmemiş başarı. Beklenmedik başarı.

 

Dente : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 50-70 cm kadar uzunlukta, eti beğenilen, akdeniz'de yaşayan bir tür. Sinagrit.

Dentes canini : Köpek dişleri. Alt ve üst çenede kesici dişlerle ön azı dişleri arasında bulunan ve besinleri parçalayan sivri dişler, dentes kanini. Dentes kanini.

Unprecedentedly : Eşi benzeri olmayarak. Eşi görülmemiş bir şekilde. Eşi benzeri görülmemiş bir şekilde.

İngilizce Dented Türkçe anlamı, Dented eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dented ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crenellated : Diş diş. Kale burçları gibi üstü açık. Mazgallı.

Hollowest : Sahte. Çökmüş. Boşluktan gelen. Delikli. Delik. Aç. Boş. Kof. Oyuk.

Dished : İçbükey. Ortası çukur. Çanaklanmış. Konkav. Bombeli. Tabak şeklinde. İşi bitmiş. Bozuk.

Rift valley : Çöküntü koyağı. Rift vadisi. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir kırık dizgesinde, iki yanda yükselen çıkıklar arasında kalan oluk biçimli çukurluk, bk. çıkık. Yerkabuğunun, yaklaşık ve birbirine koşut doğrultulu iki kırık ya da kırık kuşakları arasında çökmüş bir kanadın içinde uzanan koyak. İki fay arasındaki alanın batması sonucu oluşan dik kenarlı vadi. Çöküntü vadisi. Graben. Oluşum çöküntü koyağı.

Fanged : Sivri uçlu dişleri olan. Azılı. Sivri dişleri olan. Köpek dişleri olan.

Sunken : İçine çökük. İçeri gömük. Su içine gömülmüş. Basık. Sualtındaki. Su altındaki. Gömme. Çukurdaki. Batık.

Pitted : Karıncalanmış. Çekirdekleri çıkarılmış. Oyuk oyuk. Çopur (çiçek hast.). Karıncalaşmış. Çiçek bozuğu. (pastan) karıncalanmış. Çukurlaştırılmış. Oyuklu. Karıncalı.

 

Hollower : Delik. Aç. Çökmüş. Sahte. Boşluktan gelen. Oyuk. Yalan. Delikli. Boş. Kof.

Cavities : Kovuk. Delik. Oyuk. Çürük. Boşluk.

Dented synonyms : crumpled, cogged, fault through, dimpled, dimples, downthrown block, cog wheel, vacuolated, crenelated, cogwheel, cogwheels, retuse, hollow, bruised, escaloped, sunk, dontic, cavity, dent, dentate, collapsed, acetabular, grabens, dentated, scrobiculate, broken down, denticulate, denticulated, formidable, concave, escalloped, damaged, coved.

Dented zıt anlamlı kelimeler, Dented kelime anlamı

Undamaged : Zarar görmemiş. Hasar görmemiş. Sağlam.

Dented ingilizce tanımı, definition of Dented

Dented kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indented. Impressed with little hollows.