Precedented türkçesi Precedented nedir

  • Benzeri yaşanmış.
  • Eşi görülmüş.
  • Örneğine rastlanmış.

Precedented ile ilgili cümleler

English: The situation this year is unprecedented.
Turkish: Bu yıl durum eşi görülmemiş.

English: This is an unprecedented gesture.
Turkish: Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.

English: Unprecedented ways should be tried.
Turkish: Görülmemiş yollar denenmeli.

Precedented ingilizcede ne demek, Precedented nerede nasıl kullanılır?

Unprecedented : Benzeri yaşanmamış. Eşi benzeri görülmemiş. Eşi menendi olmayan. Örneğine rastlanmamış. Görülmemiş (daha önce). Bu güne kadar görülmemiş. Emsalsiz. Eşi görülmemiş. Eşsiz. Eşi benzeri olmayan.

Unprecedented incident : Daha önce hiç olmamış türde gelişme. Tahmin edilmeyen olay. Beklenmeyen olay. Beklenmedik olay.

Unprecedented success : Olağanüstü ve eşsiz başarı. Görülmemiş başarı. Beklenmedik başarı. Tahmin edilmeyen başarı. Daha önce hiç görülmemiş başarı. Beklenmeyen başarı.

Unprecedented thing : Daha önce hiç görülmemiş şey. Beklenmeyen şey. Yeni mal. Orijinallik. Tahmin edilmeyen şey. Beklenmedik şey. Olağanüstü ve eşisiz başarı. Türünün ilk örneği. Tuhaflık. Yenilik.

Unprecedentedly : Eşi benzeri olmayarak. Eşi görülmemiş bir şekilde. Eşi benzeri görülmemiş bir şekilde.

 

Set a legal precedent : Hukuki bir örnek karar vermek. Mahkeme tarafından verilmiş örnek oluşturabilecek yenilikçi karar.

Set a precedent : Örnek oluşturmak. Emsal oluşturmak. Emsal olmak. Emsal teşkil etmek.

Setting a legal precedent : Hukuki bir içtahat yapma. Gelecekteki kurallar veya kararlar için temel oluşturan hukuki kural veya karar.

Setting a precedent : İçtahat yapma. Yenilikçi mahkeme kararı. Yeni bir yol tanımlama.

Judicial precedent : Emsal kararlara dayanan hukuk. Mahkeme içtihatı. Kazai içtihat. İçtihat hukuku.

Precedented zıt anlamlı kelimeler, Precedented kelime anlamı

Unprecedented : Eşsiz. Eşi menendi olmayan. Yeni. Bu güne kadar görülmemiş. Benzeri yaşanmamış. Emsalsiz. Örneğine rastlanmamış. Görülmemiş. Eşi benzeri görülmemiş. Öncesi olmayan.

Precedented ingilizce tanımı, definition of Precedented

Precedented kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Authorized or sanctioned by an example of a like kind. Having a precedent.