Unprecedented türkçesi Unprecedented nedir

  • Görülmemiş.
  • Benzeri yaşanmamış.
  • Eşi görülmemiş.
  • Örneğine rastlanmamış.
  • Öncesi olmayan.
  • Eşi benzeri olmayan.
  • Görülmemiş (daha önce).
  • Eşsiz.
  • Emsalsiz.
  • Yeni.
  • Eşi benzeri görülmemiş.
  • Bu güne kadar görülmemiş.
  • Eşi menendi olmayan.

Unprecedented ile ilgili cümleler

English: The situation this year is unprecedented.
Turkish: Bu yıl durum eşi görülmemiş.

English: This is an unprecedented gesture.
Turkish: Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.

English: Unprecedented ways should be tried.
Turkish: Görülmemiş yollar denenmeli.

Unprecedented ingilizcede ne demek, Unprecedented nerede nasıl kullanılır?

Unprecedented incident : Tahmin edilmeyen olay. Beklenmedik olay. Beklenmeyen olay. Daha önce hiç olmamış türde gelişme.

Unprecedented success : Tahmin edilmeyen başarı. Daha önce hiç görülmemiş başarı. Beklenmeyen başarı. Görülmemiş başarı. Olağanüstü ve eşsiz başarı. Beklenmedik başarı.

Unprecedented thing : Beklenmeyen şey. Yeni mal. Orijinallik. Tahmin edilmeyen şey. Türünün ilk örneği. Yenilik. Beklenmedik şey. Olağanüstü ve eşisiz başarı. Tuhaflık. Yeni şey.

Unprecedentedly : Eşi benzeri olmayarak. Eşi benzeri görülmemiş bir şekilde. Eşi görülmemiş bir şekilde.

İngilizce Unprecedented Türkçe anlamı, Unprecedented eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Unprecedented ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emergent : Ortaya çıkan. Gelişen. Doğmakta olan. Beliren. Çıkan. Yeni bağımsızlık kazanmış. Gelişmekte olan. Meydana çıkan. Boy gösteren.

Heavenly : Harika. Cennetle ilgili. Kutsal. Semavi. Göksel. Gökle ilgili. Cennetlik. Cennetsel. Cennet gibi. Çok güzel.

Unexampled : Benzersiz. Benzeri olmayan.

Unusual : Olağandışı. Fevkalade. Alışılmamış. Seyrek. Görülmedik. Tuhaf. Acayip. Olağan olmayan. Nadir.

Unwatched : İzlenmemiş. Gözetlenmemiş. Gözlenmemiş. İncelenmemiş.

Surpassing : Üstün olan. Baskın. Üstün. Baskın çıkan. Basit. Üstün çıkma.

Babe in arms : Acemi çaylak. Yeni doğmuş bebek. Yenidoğan. Bebek. Saf ve deneyimsiz kimse. Kundaktaki bebek. Kollardaki bebek.

Freshest : Dinç. Serin. Giyilmemiş. Yüzsüz. Küstah. Taze. Günlük. Zinde. Arsız. Canlı.

Unequalled : Eşi bulunmaz. Benzersiz. Üstün.

Pendents : Asılı şey. Derdest. Tamamlanmamış. Asılı. Askıda. Sarkık.

Unprecedented synonyms : beyond comparison, unparalleled, greenest, hottest, unsighted, mateless, epimers, in mint condition, without example, unobserved, unheard of, a1, unnoticed, irreplaceable, pendent, incoming, unapproachable, unequaled, uniques, green, curious, beyond example, extraordinary, unvisited, further, hot, companionless, nonesuch, unheeded, individuated, nonsuch, newing, nonpareils.

Unprecedented zıt anlamlı kelimeler, Unprecedented kelime anlamı

Precedented : Benzeri yaşanmış. Eşi görülmüş. Örneğine rastlanmış.

Unprecedented ingilizce tanımı, definition of Unprecedented

Unprecedented kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : New. Not preceded by a like case. Having no precedent or example. Not having the authority of prior example. Unexampled. Novel.