Unprecedented incident türkçesi Unprecedented incident nedir

  • Beklenmedik olay.
  • Beklenmeyen olay.
  • Tahmin edilmeyen olay.
  • Daha önce hiç olmamış türde gelişme.

Unprecedented incident ingilizcede ne demek, Unprecedented incident nerede nasıl kullanılır?

Unprecedented : Yeni. Benzeri yaşanmamış. Görülmemiş (daha önce). Görülmemiş. Eşi görülmemiş. Emsalsiz. Örneğine rastlanmamış. Bu güne kadar görülmemiş. Eşi benzeri olmayan. Eşsiz.

Incident : Vaka. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay. Olum. Kaza. Hadise. Olay. Perde (tiyatro terimi). Tesadüf. Özel durum. Ayrıcalık.

Unprecedented success : Beklenmeyen başarı. Beklenmedik başarı. Daha önce hiç görülmemiş başarı. Görülmemiş başarı. Olağanüstü ve eşsiz başarı. Tahmin edilmeyen başarı.

Unprecedented thing : Orijinallik. Tahmin edilmeyen şey. Yeni şey. Daha önce hiç görülmemiş şey. Türünün ilk örneği. Beklenmedik şey. Olağanüstü ve eşisiz başarı. Yenilik. Tuhaflık. Beklenmeyen şey.

Unprecedentedly : Eşi benzeri olmayarak. Eşi benzeri görülmemiş bir şekilde. Eşi görülmemiş bir şekilde.

Agadir incident : Agadir olayı.

İngilizce Unprecedented incident Türkçe anlamı, Unprecedented incident eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unprecedented incident ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Contingent : Umulmadık. Şartlı. Grup. Rastlantı. Zorunsuz. Bölüm. Bir işlem ya da tasarımı gerçekleştirmek üzere saptanan ya da ayrılan iş ya da birim payı. Belkili. Tesadüfi. Türküm.

Quirking : Gariplik. Garip rastlantı. İğneleyici söz. Garip olay. Acayiplik. Hazırcevap. Orijinallik. Espri. Kaçamak cevap.

Contingency : Arıza. Beklenmedik durum. İhtimal. Zorunsuzluk. Koşullu. Beklenmedik hal. Olasılık. Tesadüf.

Quirk : Acayip hareket. Garip rastlantı. Orijinallik. Hazırcevap. Espri. İğneleyici söz. Garip olay. Acayiplik. Yazı süsü. Kaçamak cevap.

Thunderbolts : Yıldırım. Şimşek şeklinde ok. Şaşırtıcı haber. Gökyüzüyle toprak arasındaki elektrik boşalması. Georgia eyaletinde yerleşim yeri.

Accident : Arıza. Kaza. Araz. Tesadüf. Sakatlık. Bir nesnenin ikincil ve öze ilişkin olmayan özelliği. Raslantı. İlinek. Rastlantı.

Contingents : Olay. Rastlantı. Grup. Zorunsuz. Olumsal. Olasılıklı. Birlik. Belkili. Umulmadık.

Contingencies : Gayrinakdi kredi ve yükümlülükler. İhtimal. Tesadüf. Olasılık.

Accidents : Rastlantı. Tesadüf. Kazalar. Kaza. Araz. Değiştirme işaretleri.

Unprecedented incident synonyms : afterclap, quirks, thunderbolt.