Glume türkçesi Glume nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dış kavuz.
  • Kavuz.
  • Başak kabuğu.
  • Başak abuğu.
  • Buğdaygillerin başaklarında, başakçıkların tabanında bulunan ve çiçekleri saran alt gluma ve üst glumadan oluşan örtü pulu. glume.

Glume ingilizcede ne demek, Glume nerede nasıl kullanılır?

Glumella : İç kavuz. Buğdaygillerin başağında bulunan tek bir çiçeği saran, alt glumella (lemma) ve üst glumelladan (palea) oluşan örtü pulu.

Glum : Somurtkan. Abus. Asık suratlı. Hüzünlü. Üzgün. Morali bozuk. Kasvet veren. Suratsız.

Glumaceous : Kavuzlardan oluşan. Zarflı. Kavuzlu. Başak kabukları olan.

Glumly : Üzüntülü bir şekilde. Somurtkan bir halde. Kasvetli bir şekilde. Umutsuz bir şekilde. Somurtkan bir biçimde.

Glummer : Abus. Üzgün. Kasvet veren. Asık suratlı. Somurtkan. Suratsız. Hüzünlü.

Glucaric acid : Sakarik asit. Glikozun hem aldehit hemde birincil alkol grubunun oksitlenmesiyle oluşan şeker asidi, sakkarik asit. Nişasta veya glikozun nitrik asitle oksitlenmesiyle hazırlanan asit (kimya). Glukarik asit.

Glucitol : Sorbitol. Glusitol.

Glucagon : Hiperglisemik hormon. Glükagon. Gfükagon. Pankreasta oluşan hormon. Glukagon. Karaciğerde, glikojen yıkımını ve karbonhidrat olmayan maddelerden glikoz oluşumunu uyararak kan şeker düzeyini yükselten, yağ dokuda yağların yıkılması ve anti-insülin etkinliği olan, pankreasın langerhans adacıklarının alfa hücreleri tarafından salgılanan, hipoglisemi ve büyüme hormonu tarafından salınımı artan ve 29 amino asit içeren bir polipeptit hormon, hiperglisemik hormon. Gfikagon. Pankreas tarafından üretilerek kana verilen, kandaki şeker miktarının düşmesini engelleyen bir hormon.

 

Meglumine antimonate : Leishmania tropica’ nın neden olduğu deri hastalığın tedavisinde kullanılan bir ilaç. Meglumin antimonat.

Glummest : Suratsız. Hüzünlü. Üzgün. Abus. Kasvet veren. Somurtkan. Asık suratlı.

İngilizce Glume Türkçe anlamı, Glume eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glume ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Lemma : Yardımcı teorem. Başta kabul edilmiş teorem. Yardımcı önerme. Başlık. Lemma. Baş kelime. Önsav. Buğdaygillerde başakta bulunan tek bir çiçeği saran iki alt pul. alt glumella. Başsözcük.

 

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Bract : Brakte (botanik terimi). Çiçek yaprağı. Brakte bitki. Bürgü (botanik terimi). Bürgü. Gonca yaprağı. Çiçek sapı ya da çiçek durumu sapı tabanında bulunan yaprakçık. brakte. Brakte. Pulsu yaprak.

Glume synonyms : flowering glume, a chromosome, husk, abramis zone, abiotic factor, acacia, abiotic environment, aardvarks, aardvark, abo blood groups system.

Glume ingilizce tanımı, definition of Glume

Glume kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The bracteal covering of the flowers or seeds of grain and grasses. Esp., an outer husk or bract of a spikelet.