Glummer türkçesi Glummer nedir

Glummer ingilizcede ne demek, Glummer nerede nasıl kullanılır?

Glummest : Hüzünlü. Somurtkan. Üzgün. Suratsız. Kasvet veren. Asık suratlı. Abus.

Glum : Suratsız. Somurtkan. Asık suratlı. Morali bozuk. Abus. Üzgün. Hüzünlü. Kasvet veren.

Glumaceous : Zarflı. Başak kabukları olan. Kavuzlu. Kavuzlardan oluşan.

Glume : Başak abuğu. Dış kavuz. Buğdaygillerin başaklarında, başakçıkların tabanında bulunan ve çiçekleri saran alt gluma ve üst glumadan oluşan örtü pulu. glume. Kavuz. Başak kabuğu.

Glumella : Buğdaygillerin başağında bulunan tek bir çiçeği saran, alt glumella (lemma) ve üst glumelladan (palea) oluşan örtü pulu. İç kavuz.

Meglumine antimonate : Meglumin antimonat. Leishmania tropica’ nın neden olduğu deri hastalığın tedavisinde kullanılan bir ilaç.

Glucitol : Sorbitol. Glusitol.

Glucagon : Gfikagon. Glukagon. Hiperglisemik hormon. Karaciğerde, glikojen yıkımını ve karbonhidrat olmayan maddelerden glikoz oluşumunu uyararak kan şeker düzeyini yükselten, yağ dokuda yağların yıkılması ve anti-insülin etkinliği olan, pankreasın langerhans adacıklarının alfa hücreleri tarafından salgılanan, hipoglisemi ve büyüme hormonu tarafından salınımı artan ve 29 amino asit içeren bir polipeptit hormon, hiperglisemik hormon. Pankreas tarafından üretilerek kana verilen, kandaki şeker miktarının düşmesini engelleyen bir hormon. Gfükagon. Glükagon. Pankreasta oluşan hormon.

 

Glumness : Kasvet. Depresyon. Umutsuzluk. Somurtkanlık. Suratsızlık.

Glumly : Üzüntülü bir şekilde. Somurtkan bir halde. Somurtkan bir biçimde. Kasvetli bir şekilde. Umutsuz bir şekilde.

İngilizce Glummer Türkçe anlamı, Glummer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glummer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrieved : Kırılmış. Kederli. İncitilmiş. Üzüntülü. İncinmiş. Dertli. Haksızlığa uğramış. Mazlum. Mağdur.

Grouchier : Hiç memnun olmayan. Huysuz. Mızmız.

Down in the dumps : Çökmüş. Asık surat ile. Morali bozuk. Bunalımda. Üzüntülü. Sıkıntıda. Keyifsiz. Depresyonda.

Bleaker : Kara. Rüzgara maruz. Kötü. Kasvetli. Rüzgarlı. Soğuk. Çıplak. Rüzgar alan. Rüzgara açık. Akkefal.

Sourpusses : Hoşnutsuz kimse (gayriesmi). Memnuniyetsiz kimse.

Frowning : Kaş çatma. Hoşnutsuz. Çatık. Kızgın. Çatılmış. Buruşturulmuş. Endişe verici. Kaşlarını çatan. Ters.

Downcasts : Üzüntülü. Neşesiz. Kederli. Mahzun. Havalandırma bacası. Hava kuyusu. (gözler) yere doğru bakan. Aşağıya yönelmiş.

Plank : Döşeme tahtası. Tahta (enli). Önemli madde (pol.). Tahta döşemek. Kalas ile kaplamak. Uzun tahta. Kalasla desteklemek. Kalas. Tahta kaplamak. Tahta ile kaplamak.

Doleful : Efkarlı. Acılı. Kasvetli. Üzüntülü. Mahzun. Kederli. Keyifsiz. Sıkıntılı.

Pouter : Somurtkan tip. Kafasını şişiren balık. Kursağını şişiren güvercin.

 

Glummer synonyms : june 21, sulkies, morose, pouters, repining, summertime, lugubrious, grouchy, cheerless, browned off, dejected, direful, bluest, deflated, scowling, building material, summer solstice, dampy, sourer, canicule, dolefuller, glummest, crestfallen, afflicted, grimmest, straight faced, grum, disappointed, grimmer, grumpier, grouty, darkest, time of year.

Glummer zıt anlamlı kelimeler, Glummer kelime anlamı

Winter solstice : Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Kış dönencesi. Kış gündönümü. Günberi. Güneş'in gökyüzünde yaptığı görünen yıllık devinmede güneyden kuzey dönüş yaptığı yer. bu yerin ekvatora göre açısal uzaklığı -23° 27' dir. dönüş 22 aralıkta olur. bu tarihe değin kısalan günler, bundan sonra uzamaya başlar. Bk. gündönümü.

Estivate : Yaz uykusu yapan. Yazı belirli bir yerde geçirmek (ayrıca aestivate). Yaz mevsimini geçirmek. Yaz aylarında hareketsiz veya pasif olmak (zooloji). Yaz uykusuna yatmak. Yaz uykusu yapmak.

Wake : Uyandırmak. Sabahlama. Kaldırmak. Ölüyü bekleme. Uyanmak. Geminin suda bıraktığı iz. Canlandırmak. Uyanık kalmak. Körüklemek. Dümen suyu.

Glummer antonyms : be active, hibernate, aestivate.