Gorgets türkçesi Gorgets nedir

  • Boğaz zırhı.
  • Taş alma ameliyatı aleti.
  • Boyundaki benek (kuş).
  • Gerdanlık.
  • Yaka işareti.

Gorgets ingilizcede ne demek, Gorgets nerede nasıl kullanılır?

Gorget : Yaka işareti. Boyundaki benek (kuş). Gerdanlık. Boğaz zırhı. Taş alma ameliyatı aleti. Kadın yakası.

Gorge : Yemek atıştırmak. Oburluk. Tıkanmak. Atıştırmak. Tiksinti. Tıkınmak. Geçit. Tıka basa yemek. Tıka basa doldurmak. Gırtlak.

Gorged : Doymuş. Atıştır. Tıka basa yemiş. Dolmuş. Patlamak üzere.

Gorgedly : Tıka basa doymuş bir şekilde.

Gorgeous : Enfes. Harika. Hoş. Göz kamaştırıcı. Mükemmel. Tatlı. Görkemli. Debdebeli. Parlak. Muhteşem.

Gorgeousness : Görkemli olma durumu. Muhteşemlik. Görkem. Parlaklık.

Disgorge : İstifra etmek. Boşaltmak. Zoraki geri vermek. Kusmak. İsteksizce geri vermek. Dökülmek. Kusarak çıkarmak.

Gorges : Tıkınmak. Tıka basa doldurmak. Tıkanmak. Gırtlak. Boğaz. Oburluk. Tıka basa yemek. Atıştırmak. Geçit. Tiksinti.

Gorgers : Pisboğaz bir şekilde yiyen kimse. Yemeği hızlı ve aç gözlü bir şekilde yiyen kimse. Tıkınan kimse. Obur kimse.

Gorger : Obur kimse. Yemeği hızlı ve aç gözlü bir şekilde yiyen kimse. Pisboğaz bir şekilde yiyen kimse. Tıkınan kimse.

İngilizce Gorgets Türkçe anlamı, Gorgets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gorgets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Neckband : Dik yaka (giyside). Yaka bandı. Süslü yakalık. Dik yaka.

Gorget : Kadın yakası.

Unlearn : Vazgeçmek. Bırakmak. Öğrendiğini unutmak. Unutmak.

Choker : Boğan şey. Karbüratör hava kelebeği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boğan kimse. Hayvanın boynu çevresindeki tüyler. Baş çekimi. Maçın en önemli anında strese yenik düşüp bekleneni veremeyen oyuncu. Boğan. Boğazlı yaka.

Block : Öbek. Bloke etmek. Durdurmak. Blok. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Kütle. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Önünü kesmek. Alıkoymak.

Slip : Sıyırmak. Serbest bırakmak. Kaybetmek. Geçirmek. Kaçırmak. Kurtulmak (hayvan kendini bağlayan bir şeyden). Ayağı kaymak. Kaymak. Yanılmak. Kötüye gitmek (durum).

Suppress : Dindirmek. Gizli tutmak. Lağvetmek. Hasıraltı etmek. Örtbas etmek. Baskı altına almak. Önlemek. Ortadan kaldırmak. Zapt etmek. Zaptetmek.

Neckbands : Dik yaka (giyside). Dik yaka. Süslü yakalık. Yaka bandı.

 

Necklaces : Kolye. Boğmuk.

Draw a blank : Boş çıkmak (piyangoda). Başarısız olmak. Hava almak. Avucunu yalamak. Bulamamak. Kurada veya piyangoda hiçbir şey alamamak. Çuvallamak. Hatırlayamamak. Bir şeyi düşünememek. Hiçbir şey elde edememek.

Gorgets synonyms : slip one's mind, chokers, repress, necklace, bury, blank out.

Gorgets zıt anlamlı kelimeler, Gorgets kelime anlamı

Remember : Yadetmek. Düşünmek. Hatırda tutmak. Anımsamak. Anmak. Görmek. İhmal etmemek. Hatırlamak. Aklında tutmak. Aklına gelmek.