Greek orthodox church türkçesi Greek orthodox church nedir

  • 1054’te roma katolik kilisesinden ve papalıktan ayrılan, istanbul'da fener patriğinin yönettiği, rumlar, yunanlılar ve islavların çoğunluğunun bağlı olduğu hıristiyanlık mezhebi.
  • Ortodoksluk.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Ortodoks kilisesi.

Greek orthodox church ingilizcede ne demek, Greek orthodox church nerede nasıl kullanılır?

Greek : Rum. Yunanlı. Yunan. Yunanistanlı. Yunanca. Yunanistan'a ait. Grek. Rumca.

Orthodox : Herkesin inandığına inanan. Göreneksel. Tam. Geçerli. Kabul edilmiş. Geleneksel. Hıristiyanlığın büyük mezheplerinden biri olan ortodoksluğu benimseyen kişi. Uygun. Doğru.

Church : Mezhep. Papazlık. Hristiyan toplumu. Kilisede tören yapmak. Kilise ayini. Cemaat. Kilise. Hristiyanlıkla ilgili cemaat. Hristiyan alemi. Kilise töreni yapmak.

Eastern orthodox church : Rahipleri din adamı olarak tanımayan hristiyanlığın doğu avrupa'ki dalı. Doğu ortodoks kilisesi.

The eastern orthodox church : Rum ortodoks kilisesi.

The syrian orthodox church : Süryani ortodoks kilisesi.

İngilizce Greek orthodox church Türkçe anlamı, Greek orthodox church eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greek orthodox church ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

 

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Agricultural production : Tarım üretimi. Taze meyve. Sebze. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Zirai üretim.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Air route : Havayolu. Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Greek orthodox church synonyms : orthodoxies, ageing of the population, orthodoxy, aluvial terrace, abrasion platform, abandoned meander, afforestation, agrarian geography.