Halogen türkçesi Halogen nedir

  • Halojen.
  • Tuzüreten.
  • Tuzveren.
  • Madenlerle birleşince tuz verebilen element.

Halogen ingilizcede ne demek, Halogen nerede nasıl kullanılır?

Halogen lamp : Halojen ampul. Halojen lamba.

Quartz halogen lamp : Kuvars ışıtacı. S. dingin bir atmosferde tuzverenleri (iyot ya da brom) kullanan, ufak boyda olmalarına karşın güçlü olan, özenci sinemasında başlıca aydınlatma aracı olarak yararlanılan ışıtaç. (genellikle kuvars-halojen ışıtaçları diye adlandırılır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Tungsten halogen lamp : Halojen akkor lamba. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tungsten halojen ışıtaç. İçine halojen (iyodin ya da bromin) konularak geliştirilmiş tungsten ışıtaç.

Halogenate : Halojenlemek. Halojenle birleşmek.

Halogenated : Halojenle birleşmek. Halojenlemek. Halojenize. Halojenli.

Halogens : Halojen. Madenlerle birleşince tuz verebilen element. Öğeler dizgesinin vıı-a kümesindeki f, cı, br ve ı öğelerinden oluşan, baz metallerle yaptıkları tuzları , doğada bol bulunan öğeler. Halojenler.

Dehalogenation : Dehalojenasyon. Bir bileşikten ilaç metabolizmasında halojen madde kaybı.

Echoencephalogram : Ekoensefalogram.

Halogenous : Halojenöz. Halojene ait veya ilgili (kimyasal elementler sınıfı). Tuzüretenli. Halojenli. Halojenlendirici.

 

Halogenoid : Halojenid. Halojene benzeyen (kimyasal elementler sınıfı).

İngilizce Halogen Türkçe anlamı, Halogen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Halogen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

I : İngilizce alfabenin dokuzuncu harfi. Romen rakamları dizisinde 1 sayısı. İngiliz alfabesinin dokuzuncu harfi. İ harfi. Ben. İyodun simgesi.

Halogens : Halojenler. Öğeler dizgesinin vıı-a kümesindeki f, cı, br ve ı öğelerinden oluşan, baz metallerle yaptıkları tuzları , doğada bol bulunan öğeler.

Cl : Normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, içme ve atık suların dezenfeksiyon işlemlerinde kullanılan halojenlerden bir element. Klor. Santilitre. Bir litrenin 100'de birine eşit hacim ölçüsü.

Iodin : İyodin. Halojen gruba ait kimyasal element (kimya).

F : Farad. Fa notası. Farad'ın simgesi. Flor. Fa (müzik terimi). Fa forte'nin kısaltması. Başarısız not. Flüorun simgesi. Flor'un simgesi. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir.

Group : Küme. Gruplaştırmak. Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Grup. Her öğenin tersini ve öteki öğelerle birleşkesini kapsayan aynı yapıdaki öğeler topluluğu. Öbek. Grup oluşturmak. Gruplaşmak. Türkümlemek. Belli kayaç özellikleri olan, iki ya da daha çok sayıda komşu oluşuklar topluluğundan ortaya çıkmış, bir kayaç katman birimi.

Iodine : Vücutta çok az bulunan, tiroit hormonlarının üretimine katılmasıyla önem kazanan, eksikliğinde tiroit bezinin büyümesiyle belirgin guatr hastalığına neden olan mineral. İyodin. İyod. İyot.

 

At : Üzere. Ye. Bir hareketin hedefini gösterir. E. Ya. Nezdinde. Yanında. Üzerinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir zamanı belirtmek için kullanılır.

Fluorine : Kokusu ozonu andıran, yeşil-sarı renkte, halojenler grubunun f ile simgelenen ilk elementi. Flor. Fluor. Flüor. Flüor (simgesi f). Florin. Kıkırdak, kemik, diş ve tırnağın yapısında bulunan, diş dokusunun korunması için gerekli iz element.

Br : British rail (ingiliz demiryolları). Britanya'nın demiryolları kurumu. Bromun simgesi.

Halogen synonyms : atomic number 85, atomic number 9, atomic number 17, atomic number 35, atomic number 53, astatine, bromine, chlorine, grouping.

Halogen ingilizce tanımı, definition of Halogen

Halogen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, chlorine, bromine, and iodine. An electro-negative element or radical, which, by combination with a metal, forms a haloid salt. Sometimes, also, fluorine and cyanogen. [Bakınız: Chlorine family].