Harmonise türkçesi Harmonise nedir

  • Ahenk içinde şarkı söylemek.
  • Uzlaştırmak.
  • Uyumlaştırmak.
  • Harmonisini yapmak.
  • Bağdaştırmak.
  • (müzik terimi) harmoniyi melodiye eklemek (ayrıca harmonize).
  • Ahenkleştirmek.
  • Uyum sağlamak.
  • Armonisini yapmak.
  • Birbirine uymak.
  • Eşleşmek.
  • Düzen vermek.
  • Uyuşmak.
  • Uymak.
  • Uyumlu olmak.
  • (müzik terimi) ahenk yapma.
  • Uydurmak.
  • Ahenk içinde çalmak.

Harmonise ingilizcede ne demek, Harmonise nerede nasıl kullanılır?

Harmonised : Ahenk içinde şarkı söylemek. Uyumlu hale getirilmiş. Birbirine uymak. (müzik terimi) harmoniyi melodiye eklemek (ayrıca harmonize). Uymak. Uzlaştırmak. (müzik terimi) ahenk yapma. Uyumlaştırmak. Ahenkli. Ahenk içinde çalmak.

Harmonisation : (müzik terimi) armoniyi melodiye ekleme (ayrıca harmonization). Bağdaştırma. Armonize etme. Uyum. Uyumlaştırma. Barışma. Uyum kurallarına uydurma. Ahenkli kılma. Uyumlastırma. Anlaşmaya getirme.

Harmonising : Ahenk içinde çalmak. Uyum içinde. Uzlaştırmak. Eşleşmek. Uymak. Birbirine uymak. Uyumlaştırmak. Ahenk içinde şarkı söylemek. (müzik terimi) harmoniyi melodiye eklemek (ayrıca harmonize). (müzik terimi) ahenk yapma.

Harmonist : Armoni bileni. Uyum kurallarını çok iyi bilen kimse. Benzerlik ve farklılıkları göstermek üzere incil'den uygun düşen pasajları düzenleyen okumuş kimse. Müzik kompozitörü. Kompozitör. Müzikal armoni yapan kişi. Ses bilgini.

 

Harmonia : Harmonya. Uyum, ahenk. Eros ve aphrodite'in kızı (yunan mitolojisi).

Harmonic : Katsıklık. Uyumlu. Ahenkli. Harmonik ses. Armonik. Uyumcul. Katsıklık bileşeni. Harmonik.

Harmonic distortion : Harmonik distorsiyon. Armonik bozulma. Katsıklık bozunumu. Harmonik bozulma. Harmonik bozulma veya bozunum. Harmonik bozunumu.

Harmonic curve : Harmonik eğri.

Harmonic analyzer : Dalga çözümleyici.

Harmonic content : Harmonik içeriği. Katsıklık içeriği. Harmonikler toplamı.

İngilizce Harmonise Türkçe anlamı, Harmonise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Harmonise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jibe : Taş atmak. Yelkenleri sallanmak. Dalga geçmek. Dokundurmak. Alay etmek. Bkz.gibe. Dalga geçme. Alay.

Concoct : Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Hazırlamak. Kafadan atmak. Uyduruvermek. Birbirine karıştırıp hazırlamak. Tertip etmek. Karıştırmak. Yapmak. Uydurmak (hikaye veya yalan).

Gybe : Alay. Dalga geçme. Alay etmek. Taş atmak. Yelkenleri sallanmak. Dalga geçmek. Yelkenleri savurmak. Dokundurmak.

Comply : Baş eğmek. Razı olmak. Boyun eğmek. İtaat etmek.

Cohered : Yapışmak. Birbirini tutmak. Bağlantılı olmak. Uyum içinde olmak. Bağlanmak. Eş fazlı olmak. Kaynaşmak. Tutarlı olmak.

Accommodate to : İle arasında uyum sağlamak.

Reconcile : Kiliseyi yeniden temizlemek. Uzlaşmak. Ara bulmak. Arabuluculuk etmek. Aralarını bulmak. Barıştırmak.

Adjusts : Parlamak. Alıştırmak. Alışmak. Belirlemek. Adapte olmak. Düzeltmek. Uyarlamak. Hizaya getirmek.

Conforms : Uygulamak. İntibak etmek. Alıştırmak. Tevafuk etmek. Boyun eğmek.

 

Kiss and be friends : Barışmak. Arayı düzeltmek. Bir araya getirmek.

Harmonise synonyms : accord, associates, abide, associate, concocted, corelate, associate with, click, accommodated, acclimatizes, accords, jibed, set, conciliate, be friends, accommodate, accommodates, accommodate oneself, harmonising, attune, adapt oneself to, jibes, conciliated, compromising, correlating, paired, chime in with, agree, harmonizes, jibing, conformed, be in rapport with, key.