Hearkening türkçesi Hearkening nedir

Hearkening ingilizcede ne demek, Hearkening nerede nasıl kullanılır?

Hearken : Kulak vermek. Dinlemek.

Hearkened : Kulak vermek. Dinlemek.

Hearkener : Dinleyen kişi. Dinleyici. Kulak veren kişi.

Hearkens : Dinlemek. Kulak vermek.

İngilizce Hearkening Türkçe anlamı, Hearkening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hearkening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Followed : Sonra gelmek. Takip etmek. Uymak. Takip edilen. Sürdürmek. Dolayı olmak. İzlemek. Sonucu olmak.

Attends : Katılmak. Hizmet etmek. Devam etmek. Dikkatini vermek. Eşlik etmek. Beraberinde getirmek. Hazır bulunmak. Bakmak.

Dark : Koyu. Bilgisizlik. Karanlık. Siyaha yakın. Gölge. Gizli. Belirsizlik. Çepel. İzbe. Cehalet içinde.

Encouraging : Teşvik etme. Suça yataklık etmek. Yüreklendirici. Ümit verici. Teşvik edici. Umut veren. Cesaretlendirici. Özendirici. Umut verici. Cesaret verici.

Give an ear : İlgilenmek. Kulak asmak. Dikkatlice dinlemek.

Harked : Dur. Sus. İşitmek.

Harks : Sus. Dur. İşitmek.

Auscultates : Steteskop ile dinlemek. Steteskop ile muayene etmek.

Hearkening synonyms : harkened, harkens, harken, auscultate, auscultated, audit, give ears to, give an ear to, give ear, attended, hark, auscultating, give ear to, attend, hear, harkening, harking, follows, inspiriting.

 

Hearkening zıt anlamlı kelimeler, Hearkening kelime anlamı

Discouraging : Heves kırıcı. Hayal kırıklığına uğratan. İç karartıcı. Cesaret kırıcı. Hevesini kırma. Üzücü.

Light : Denk gelmek. Yanmak. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Işık vermek. Aydınlık. Açık (renk için). Soba yakmak. İnmek. Işık saçmak. Işık tutmak.