Hermine türkçesi Hermine nedir
- Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, 10 cm kadar kuyruğu olan, kuyruğunun ucu kara renkli, kürkü çok değerli, avrupa, asya ve kuzey amerika'da yaşayan bir tür. sansar.
- Kakum.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Hermine ingilizcede ne demek, Hermine nerede nasıl kullanılır?
Hermit : Münzevi kişi. Yalnız yaşayan kimse. Keşiş. İnzivaya çekilmiş kimse. Münzevi kimse. Topluluktan kaçan kimse. Yalnız başına yaşayan kimse. Yalnızlığı seven kimse.
Hermit crab : Keşiş yengeci. Pavurya. Pagurus.
Hermitage : Pensilvanya eyaletinde şehir. İzole yaşam yeri. Zaviye. İnziva. Bir keşişin yaşadığı yer. Missouri eyaletinde şehir. Keşiş kulübesi. İnziva yeri.
Hermitages : Bir keşişin yaşadığı yer. Pensilvanya eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. Zaviye. İzole yaşam yeri. Keşiş kulübesi. İnziva yeri. İnziva.
Hermite : Soyadı. İlk asal sayının bulucusu. Charles hermite (1822-1901). Fransız matematikçi.
Hermitian element : Hermitsel öğe. Hermit elemanı.
Hermits : Keşiş. İnzivaya çekilmiş kimse. Bitter kurabiyeler. Blatter kurabiye. Yalnız yaşayan kimse. Topluluktan kaçan kimse.
Hermite quadrature : Hermite kareselleştirmesi.
Hermitian matrix : Hermitsel dizey. Hermit matris. Hermit matrisi. Eşlenik bakışımlı matris.
Hermitian conjugate : Hermitsel devrik dönüşüm. Hermit eşleniği.
İngilizce Hermine Türkçe anlamı, Hermine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hermine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu.
Sex hormone : Seks hormonu. Kan akışına karışan ve cinsel ve üreme sistemlerindeki çeşitli işlemleri düzenleyen kimyasal. Eşey hormonları. Eşey organları tarafından salgılanan hormonlar. seks hormonları.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.
Somatotrophic hormone : Büyüme hormonu. Somatotrop hormon. Sth.
Endocrine : İç salgı. İç salgı bezleri. İçsalgı. Endokrin. Kendine ait boşaltım kanalı olmayan bezler tarafından salgılanan, direkt olarak kana karışan ve çok az miktarı bile bir organı veya vücudun belli bir bölümünü etkileyen salgılar, endokrin. Bezin kana veya lenfe karışan salgısı, endokrin, hormon, inkretum. İçsalgı ile ilgili. İç salgıbezi. İç salgı ile ilgili.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.
Antidiuretic hormone : Hipofiz arka bezi tarafından salgınan hormon türü. Antidiüretik hormon. Pitiütrin. Adh. Hipofız arka bezi tarafından salgılanan hormon türü. Vazopressin.
Hermine synonyms : human growth hormone, steroid hormone, pitressin, thyroid hormone, sth, gastrointestinal hormone, gonadotrophic hormone, gi hormones, msh, thymosin, adrenosterone, hypothalamic releasing hormone, hypothalamic releasing factor, releasing factor, gonadotrophin, releasing hormone, trf, thyrotrophic hormone, gonadotropic hormone, thyrotropin releasing factor, protirelin, trh, somatotropin, adrenocorticotropin, abacus bodies, thyrotropic hormone, corticotrophin, adrenocorticotrophin, abramis zone, melanocyte stimulating hormone, aardwolf, thyrotropin, neurohormone.
Hermine zıt anlamlı kelimeler, Hermine kelime anlamı
Achromatic : Akromatik. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksiz. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Perdesi değişmeyen. Renksemez.

Bu kısımda Hermine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hermine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hermine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hermine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.