Hop in türkçesi Hop in nedir

  • (araba vb'ye) atlamak.
  • (araba vb'ye) binmek.
  • (araba vb'ye) girmek.

Hop in ile ilgili cümleler

English: Ali preferred to shop in person.
Turkish: Ali alışverişini görerek yapmayı tercih ediyordu.

English: I'm looking for information on the Anderson Antique Shop in London.
Turkish: Londra'da Anderson Antik dükkanında bilgi arıyorum.

English: Hop in.
Turkish: Atla.

English: Ali preferred to shop in-store.
Turkish: Ali alışverişini dükkandan yapmayı tercih etti.

English: Hop in. I'll give you a ride.
Turkish: Atla. Seni arabayla götüreceğim.

Hop in ingilizcede ne demek, Hop in nerede nasıl kullanılır?

Hop : Hizmet vermek. Sıçrama. Şerbetçiotu toplamak. Uçak yolculuğu. Atlama. Sıçramak. Zıplatmak. Atlamak. Sektirmek. İlk sıçrama.

In : İçinde. Mevsimi gelmiş. Olarak. Çok moda olan. Da. İçine. İçeri doğru yönelen. Tutulan. Halinde. İç.

Hop count : Hoplama sayısı. Sekme sayısı. Atlama sayısı.

Hop count threshold : Atlama sayı eşiği. Atlama sayısı eşiği.

Hop it : Toz olmak. Tüymek. Bas git!. Çabucak kaçmak. Yaylanmak. Sıvışmak. Fıymak. Koşarak gizlice kaçmak. Savuşmak. Fırlayıp kaçmak.

Hop the twig : Nalları dikmek. Ölmek. Kuyruğu titretmek.

Abound in : Çok bulunmak. İle kaynamak. - ile dolu olmak. İle dolu olmak. Çok olmak (bir yerde). Bol bulunmak. Bol olmak. Bol olmak (bir yerde). (bir şey yönünden) zengin olmak. Yönünden zengin olmak.