Küçül nedir, Küçül ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Büyük fare.
Züppe.
Küçül ile ilgili Cümleler
- Benim kot küçüldü.
- O küçültücüydü.
- Ne küçültücü!
- Pirinç tarlaları küçüldü.
- Büyümüş de küçülmüş.
- Pencereyi küçülttüm.
- Belgeyi küçülttüm ve sonra tekrar büyüttüm.
- Çad gölü küçülmeye devam ediyor.
- Biz küçülüyoruz.
- Küçücük gözlü, çokbilmiş suratlı, büyümüş de küçülmüş, kavruk bir oğlandı.
- Kameri ayın ikinci yarısı boyunca ay her gece incelir. Biz buna küçülme diyoruz.
Küçül ile ilgili Atasözü veya Deyim
büyümüş de küçülmüş : konuşması ve davranışları yaşına uymayan, büyüklerinki gibi olan.
vites küçültmek : aracın hızını azaltmak için daha düşük vitese geçmek Mecaz anlamı işleri yavaşlatmak.
Küçül kısaca anlamı, tanımı
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak
Hacim küçültme : Radyoaktif artıkların buharlaştırma, çöktürme ve külleştirme işlemleriyle, hacimce küçültülmesi.
Küçüle : Bir çeşit zehir.
Küçülebilme : Küçülebilmek işi.
Küçülebilmek : Küçülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Küçülemek : Tezgâhta halı, kilim, kumaş ve benzerleri dokurken çözgü ipliklerini gücü ağacına bağlamak.
Küçültebilme : Küçültebilmek işi.
Küçültebilmek : Küçültme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Küçültke : [Bakınız: alt sınır].
Küçültme aygıtı : Küçültme işini gerçekleştiren optik basım aygıtı çeşidi.
Küçültme basımı : Küçültme işlemi için yapılan basım.
Küçültme işlemi : Küçültme işi için başvurulan çalışmaların tümü; bunun için uygulanan yöntemler.
Küçültmeci : Küçültme çalışmalarını yöneten kimse.
Küçültmeli ad : Üzerine küçültme eklerinden birini alarak daha çok sevgi ve acıma, azlık ve küçüklük ifade eden ad ve ad soylu kelime: adamcağız, küçücük, yavrucak, yavrucuk, biricik, Mehmetçik, yürecik vb.
Küçültmeli sıfat : Üzerine küçültme eklerinden birini alarak gösterdiği kavram ve nitelik küçülmüş ve azalmış olan sıfat. Vurgulu +CA, +CAk, +CIk / +CUk ve +rAk ekleriyle kurulan küçültme sıfatlarının yazı dilimizde yaygın olanları +cA ve +cIk / +cUk ekleriyle türetilenleridir: Sadaretten azlolunmuş bulunduğu bir sırada konağın bahçesinde, avlusunda, alt kat odalarının açık pencere önünde, hattâ yerlerde arada bir, o zamanda pek çok yenilen küçücük bir francala atılmış bulunurmuş (A. Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları: İnanılmaz Rivayetler, s. 100). Küçücük yüzü insana bir çekmece hissini verecek kadar kilitli idi (A. H. Tanpınar. Abdullah Efendinin Rüyaları, s. 122). Abdullah Efendide bu korku tam üç sene evvel hayatının biricik macerasını kapatan ve onu bambaşka bir adam yapan bir kış gecesinden beri vardır (A. H. Tanpınar, göst. e., s. 129). İki tarafı sarı susamların altında simsiyah halde köpüksüz, kırışıksız ve yağ gibi parlak olan ortasında akşamın nerden aksettiği farkedilemeyen alaca aydınlığı bir çatlak kubbe gibi gökü gösteriyordu (R. H. Karay, Memleket Hikâyeleri: Yılda Bir, s. 102). Bu esnada şehrin saatleri birbirini tutmadığı için büyük bir zata ait cenazede mühimce bir zat bulunamamıştı (A. H. Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, s. 227).
Küçültmeli zarf : Üzerine küçültme eklerinden birini alarak önüne geldiği sıfat ve fiildeki nitelendirme veya belirtme değerini (özelliğini) azaltan zarf. Bu zarflardaki küçültme eki vurgusuzdur. Yazı dilinde yaygın olanlar -CA, -CAk ve -CIk / -CUk ekleriyle kurulanlardır: iyice temizlenmiş bir oda; erkence gelmiş bir kış; incecik boyunlu çocuk; erkence kalkın ki yol alasınız; onlar bizden uzakçana bir semtte oturuyorlar; demincek gelen adam, ufacık doğranmış meyveler; azıcık yorulmuş görünüyor vb.
Küçülttürme : Küçülttürmek işi.
Küçülttürmek : Küçültme işini yaptırmak.
Küçültülmüş film : Küçültme işlemine uğramış (film). Küçültme işlemiyle elde edilmiş (film).
Optik küçültme eşlemi : Küçültme işlemi sonunda sağlanan eşlem.
Tane küçültme : Eritme ya da ısıl işlem yollarıyle, metallere küçük taneli içyapı kazandırmak için yapılan işlem.
Yanılgı küçültme gücü : (Zaman dizileri) Zaman dizilerinde düzleme başarısını görmek üzere yanılgıları küçültmek ve gözlemleri gerçek değerlerine yaklaştırmak için verilen bir ölçü.
Küçülme : Küçülmek işi.
Küçülmek : Büyükken herhangi bir sebeple küçük duruma gelmek. Değer ve onurunu azaltacak davranışta bulunmak. Büzülmek, hacimce ufalmak.
Küçültme : Küçültmek işi, tasgir. Bir şeyin küçüğünü gösteren söz biçimi.
Küçültme eki : Kelimelerin anlamına küçüklük, azlık, sevgi, acıma kavramları katan cik, -cek, -ceğiz, -imsi, -imtırak, -rek, -ce ekleri.
Küçültmek : Büyükken daha küçük duruma getirmek. Yaşını gizleyerek küçük göstermek. Değerini ve onurunu azaltmak.
Küçülüş : Küçülme işi.
Diğer dillerde Küçükten büyüğe yığıştırma anlamı nedir?
İngilizce'de Küçükten büyüğe yığıştırma ne demek ? : "less than" type cumulation

Bu kısımda Küçül nedir? Küçül ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Küçül tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Küçül hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.